Küçük yazarın büyük yazarla sohbeti

Bize kendinizi tanıtır mısınız?

Tabii ki tanıtayım. Tanıtmak aynı zamanda sünnettir. Peygamber Efendimiz’in (asm) yaptığı işlere, faaliyetlere “sünnet” diyoruz. İsmim Nejat Eren. Antalyalıyım. Emekli İngilizce öğretmeniyim.
70 yaşındayım. 25 yıldır Türkiye ve dünyada Risale- i Nur hizmetleri için Allah beni istihdam ediyor.
Yeni Asya Gazetesi’nde “Hasbihal” köşesinde haftalık yazılar yazıyorum.

İlk yazı yazmaya ne zaman başladınız?

49 yıl önce Yeni Asya Gazetesi’ne “Rahmet” diye bir yazı yazmıştım. Böylece başlamış oldum.
Peki, Can Kardeş Dergisi’ni ilk ne zaman okudunuz?
Benim çocukluğumda Can Kardeş Dergisi yoktu. 80 yıllarında ilk kez çocuklarım için almaya ve okumaya başladım. O zamandan beri hep alıyorum. Şimdi de torunlarım için alıyorum. Çok vaktim olmadığı için her zaman okuyamıyorum ama bundan sonra özellikle senin yazılarını okuyup sana yorumlarımı bildirmek isterim Lemanur.
(Bu arada Can Kardeş Dergisi’nin geçmiş bir sayısını beraber inceledik.
Nejat Amca benim yazımı okudu. “Lemanur ben de sana bir soru sorayım: Sen yazılarını önce bir deftere mi yazıyorsun yoksa
bilgisayara mı yazıyorsun?” diye sordu. Ben de aklıma fikir geldikçe kâğıda ya da günlük defterime notlar aldığımı, sonra da
bilgisayara yazdığımı söyledim.

Bana ve benim gibi yazı yazmak isteyen çocuklara neler tavsiye edersiniz?

Yazı yazmak için, bir fikir bulmak gerekir. Bunun için de ilk önce okumak lazımdır… Bir de yazmak istediğin konuyu kafanda tasarlaman gerekir. Mesela ben bir konuda gazeteye yazı yazmak için, o konuda notlar alırım. Örneğin “muhabbet” konusunu yazacağım. Bu konuda gazetelerde, internette ne bulduysam ajandama ana hatlarını yazarım. Daha sonra bunları işlemek için paragraflara aktarırım. Lemanur’cuğum bir de sana şöyle bir şey tavsiyede bulunacağım; ne kadar arkadaşın varsa, her gün birini yanına alıp, “Arkadaşım, Can Kardeş adında böyle bir dergi var, ben de bu dergiye yazılar yazıyorum. Bu konuda senin tavsiye ve fikirlerini almak isterim.” şeklinde konuşup, Can Kardeş Dergisi’ni tanıtabilirsin.

Son sorumu da sorayım. Yazı yazarken neler hissediyorsunuz?

Bize duygularınızı anlatır mısınız?
Bazen bir yazı on iki saatimi alıyor. Ama okuyucu onu 2-3 dakikada okuyor. Bazen tam gönderecekken bir cümlemi beğenmeyip değiştirebiliyorum. Akşam yazdığımı sabah beğenmeyebiliyorum. Yazı yazarken de duygularımız farklı olabiliyor. Önemli olan okuyucunun ne anladığı ve ne hissettiğidir.

Çok teşekkür ederim. Sizinle sohbet etmek çok güzeldi.

Ben teşekkür ederim Lemanur.

Yorum Yaz