Hayat Okulu

Yeni bir eğitim-öğretim sezonu daha başlıyordu…

Yaz tatilinde köyde harika bir zaman geçiren Arif’in, okula gittiğinde anlatacağı çok şeyler vardı. Ama bakalım, okul süreci sağlıklı bir şekilde devam edebilecek miydi?

Yaşanan salgın hastalık sebebiyle, geçen sezon eğitim-öğretime internet üzerinden devam etmek zorunda kalmışlardı.

Arkadaşlarıyla bir arada olamamak üzücüydü gerçekten. Eski günlerde olduğu gibi el-kol şakalaşmalarını bile çok özlemişti. Sonra yakalamaç oynamak… Yakar top, birdirbir, köşe kapmaca… Allah’ım, ne de güzel oyunlardı hepsi… “Ne olur Allah’ım, okul arkadaşlarımla yine bu oyunları oynamayı nasip eyle. Âmin” diye dua etti o an. Düşündükçe, hayalini kurdukça heyecanlanıyordu.

Demek ki arkadaşlarla bir arada olmak da büyük bir nimetti. Okulu bu kadar özleyeceği hiç aklına gelmezdi doğrusu. Normalde okul zamanı yaklaştıkça, tatilin bitiyor olmasından dolayı büyük bir üzüntü duyardı. Ama şimdi okulda arkadaşlarıyla bir arada olmanın, birlikte eğlenirken öğrenmenin hayalini kuruyordu.

Okulda akşama kadar dört duvar arasında olmak da pek iç açıcı değildi tabii. “Teneffüsler de olmasa çekilmez” diye düşündü. Neyse ki öğretmenleri bazen onları bahçeye çıkartır, bazen geziler düzenlerdi. Bu onlara çok iyi gelirdi.

Arif, “Keşke eğitim hep açık havada olsa… Köyde olduğu gibi tabiatla iç içe olsa…” diye içinden geçiriyordu.

Köyde çok şey öğrenmişti çünkü. Hayat okulu, insana neler öğretmiyordu ki? Hayat Bilgisi dersini hayatın içinde almaktan daha tabii ne olabilirdi? Matematikteki “sayılarla işlemler”i, üzüm asmasının altında taneleri sayarak… Fen Bilgisi konularını hayvanları ve bitkileri daha yakından gözlemleyerek… Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi’ni büyükleri ziyaret edip, onlarla sohbet ederek… öğrenmek harika oluyordu. Köy ortamı gerçekten de “okul” gibi olmuştu ona.

Arif düşündü de, Allah’ın nimetleri say say bitmiyordu gerçekten: Tabiatla iç içe olmak, arkadaşlarla iç içe olmak, büyüklerle iç içe olmak… vb.

“Bu salgın hastalık bize iyi bir ders verdi. Aslında bu virüs de, hayat okulunun bir parçası olmalı” diye düşündü o an. “Çünkü bize çok şey öğretti. Hayatımızda olup da kıymetini bilemediğimiz veya alıştığımız şeylerin, aslında ne büyük nimetler olduğunu hatırlattı.” diye geçirdi içinden.

Evet, Arif’in arkadaşlarıyla paylaşacağı çok büyük fikirleri vardı şimdi. Düşündüklerini unutmamak için bir deftere yazmaya karar verdi.

O gün eline kalemi aldı ve yazmaya başladı:

“Bismillah her hayrın başıdır. O halde biz de başta ona başlamalıyız. Hayat okulundaki her şey bize Allah’ı anlatır. Bize Rabbimizin nimetlerini hatırlatır…”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*