Allah Temiz Olanları Sever

Dinimizin ilk emri olan “Oku!” emrinden sonra temizlikle ilgili bir emir gelmişti. Cenab-ı Hak, Müddessir Suresi’nin ilk beş ayetinde Peygamber Efendimize (asm) şöyle sesleni- yordu:

“Ey örtüsüne bürünen! Kalk ve uyar. Rabbini yücelt. Elbiseni temiz tut. Her türlü pislikten uzak dur.”

Yine Allah, Kur’ân-ı Kerim’de “Allah çok tövbe edenleri ve çok temizlenenleri sever.” buyurmuştur.

Peygamber Efendimiz de “Temizlik imandandır.” buyuruyordu.

Son günlerde evde çokça konuşulan konulardan biri idi temizlik.

Arif, dünya genelinde yaşanan virüs salgını sebebiyle herkes gibi eve kapalı kalmıştı. Anne ve babası, zorunlu ihtiyaçlar dışında dışarıya çıkmıyorlardı.

Arif bu süreçte çok şey öğrenmişti. Temizlik ve sağlığın önemini daha iyi kavramıştı.

Peygamber Efendimizin 1400 sene önce temizlikle ilgili yaptığı uyarılara günümüz insanlarının gerçek- ten çok büyük ihtiyacı vardı.

Arif, her yemekten önce ve sonra ellerini yıkardı zaten. Bunun aynı zamanda bir Peygamber sünneti olduğunu da biliyordu.

Peygamber Efendimiz ağız temizliğine de çok önem vermişti. Ümmetine her namazdan önce dişleri misvaklamayı tavsiye etmişti. Arif, babasının kendisine aldığı misvakla dişlerini her gün fırçalardı.

Beş vakit namaz için abdest almanın da kişisel temizlik ve sağlık açısından büyük hikmetleri vardı. Arif her namaz için ayrı bir abdest almaya gayret ederdi. Tek bir abdestle birkaç namaz da kılabilirdi elbette. Ama temizliğin daha fazla önem kazandığı bu salgın günlerinde her namaz için abdest almayı alışkanlık haline getirmişti.

Dinimizde maddî temizlik kadar, manevî temizlik de önemliydi. Meselâ Peygamber Efendimiz bir keresinde ashabına şöyle bir soru sormuştu:

“Kapınızın önünden bir nehir aksa ve siz de her gün beş defa o nehre girip yıkansanız, üzerinizde bir kir kalır mı?”

“Hayır, kalmaz ya Resûlallah!” demişlerdi.

Bunun üzerine Peygamberimiz de “İşte beş vakit namaz da böyledir. Sizler beş vakit namaz kıldığınızda, Allah hatalarınızı siler, tertemiz olursunuz” buyurmuştu.

Arif bir hata veya kötülük yapılırsa Allah’a tevbe etmek gerektiğini biliyordu. Yani Allah’tan af dilemeli idi. Zaten Allah da affetmeyi ve “çok tevbe edenleri ve çok temizlenenleri” severdi.

Arif bütün bunları düşündüğünde İslâmın tam bir temizlik ve sağlık dini olduğunu daha iyi anladı. Allah’a şükretti. Annesinin kendisine öğrettiği bir duayı hatırladı:

“Elhamdülillahi’llezî ceale’l-mâe tahûran ve ceale’l-İslâme nûran.”

Anlamı şu idi:

“Suyu temizleyici ve İslâmı bir nur kılan Allah’a hamdolsun.”

Yorum Yaz