Buzdaki Hayat

Bugün baharın ilk ışıkları gelmeye başladı. Antartika’ya çok uğramayan güneş, altı ay kışın ardından yeni yeni gülümsüyor. Demek ki, yavrum yumurtasından çıktı ve babasıyla beni bekliyor. Artık geriye dönüş zamanı başlamalı öyleyse. Bu soğuk kıtanın bekçileri olan bütün penguenlerin toplandığı yere, eşimizin yanına dönüyoruz.
Biraz fazla mı tombullaştım ne! Ee, neredeyse üç buçuk aydır bu denizde balık avlayarak besleniyorum ve haznemde yiyecek biriktiriyorum. Gittiğimde yavrumu bu besinlerle besleyeceğim. Yumuşacık ve sıcacık tüylerimin arasında tutacağım onu. Zarif kanatlarını, yeterince büyüyememiş bedenini sarıp sarmalayacağım. Yavrumla kucaklaşacağım zamanı düşünüp heyecanlanıyorum.
İşte yolculuk başladı. Bu tombiş göbekle ağır ağır gidiyorum. Hâlbuki ben bir an önce eşime ve çocuğuma kavuşmalıyım. Çünkü -50 derecede ayağının üstündeki yumurtayı yere düşürmeden tutup soğuktan koruyan eşim, neredeyse dört ay boyunca ayakta ve aç olarak bekledi. Yavrumuz, yumurtadan çıkınca onu beslemesi gerek. Hâlbuki onun kursağında, ben gecikirsem vermek üzere ayırdığı süte benzeyen gıdadan başka bir şeyi yok. Acele etmeliyim.
Hey, karınlarının üstünde kayarak gidiyor bazı arkadaşlarım. Aslında süper fikir. Hem hızlı gidiyorsun, hem de fazla çaba sarf etmiyorsun. Neden ben de denemiyorum ki? Şöyle kanatlarımı buzun üzerine koyayım, ayaklarımı da geriye doğru ittim mi, işte oldu. Vuuu, bu harika bir şey.
Yoksa şu uzaktan görünenler bizimkiler mi? Evet evet, onlar… Yaşasın, sonunda kavuştuk yavrularımıza. Benimkiler nerede acaba? İnşallah yumurta donmamıştır ve yavrum sağ salim çıkmıştır yumurtadan. İşte oradalar, onları gördüm. Vee kavuşma anı…
Eşimi bir daha göremeyebilirdim. Yavrumu da elbette. Ama çok şükür, ikisine de kavuştum. Yavrumu eşimin ayaklarının arasından itinayla alıp kendi ayaklarıma koyabildim, evet. Ben sıcacık tüylerimle yavrumu ısıtıp beslerken, babamız da bunca ay çektiği yorgunluk ve açlığını gidermek için denize gitti. Bebeğimiz büyüyene kadar buralardayız. Sonra asıl yerimize geri döneceğiz.
Yavrum ve ben… Çok mutluyuz.

Yazan: Havva Küçük Konur

Yorum Yaz