Peygamberime Mektup

Çok sevdiğim ama hiç görmediğim Sevgili Peygamberim,
Ben sizi hiç görmedim ama kitaplarımızdan tanıdım sizi.
Annem babam anlattı sizi bana.
Siz Hz. Muhammed (asm), “Son Peygamber” olarak bilindiniz.
Allah’ın büyük elçisi olarak… 571’de doğup 632’de vefat edip dünyaya gözlerinizi kapattınız.
Elinizden geldiğince bize doğru olanı anlatmaya çalıştınız. Yaptığımız yanlışları gösterdiniz. Çok insana İslâmiyeti öğretmeyi başardınız.
Hayatınızda çok acılar çektiniz. Daha siz doğmadan, annenizin karnında 6 aylıkken, babanız Hz. Abdullah vefat etti. Size anneniz Hz. Âmine baktı, büyüttü. Sonra anneniz de vefat etti ve dedeniz Abdulmuttalip bakmaya başladı. O da vefat etti ve size amcanız Ebu Talip baktı. Aslında hayatınız çok zor geçti. Ama hiç pes etmediniz.
Birçok savaşta ya rolünüz oldu ya da çok büyük taktiklerle Müslümanları korudunuz.
Pek çok mucize gösterdiniz. Sizin güçlü, cesaretli, mutlu, azimli, gayretli, kendini kontrol edebilen bir kişiliğiniz vardır. Ben de böyle olup, bu hayattan mükemmel bir şekilde geçip yanınıza gelmek istiyorum.
Sevgili Peygamberim,
610 yılında Allah sizi “Peygamber” olarak seçti. Bize iki emanet bıraktınız: Kur’ân ve Sünnet. Ben de sizin yolunuzdan gidip Cennete, sizin yanınıza geleceğim ve asla başınızı eğdirmeyeceğim.
Mektubumu bir şairin sözleriyle bitiriyorum:
“Ben sözlerimle sizi güzelleştiremedim; ama sizden bahsetmekle sözlerim de güzelleşti.”

Furkan Tezer (6.Sınıf)