Lale ile Ayşe heyecanla hazırlanmaya başladı. Bu, ikisinin ilk yaz kampıydı. Kahvaltıdan sonra yola koyuldular.
Herkes kamp alanında toplanmıştı. Hava mis gibiydi. Çam ağaçlarından reçine kokusu geliyor, kuşlar sanki birbirleriyle sohbet ediyordu.
Lale derin bir nefes aldı.
“İnsan burada her şeye daha dikkatli bakıyor,” dedi.
Fatma Öğretmen bunu duyunca gülümsedi.
“Çünkü tabiat, Allah’ın bize verdiği en güzel nimetlerden biridir. Bakmasını bilen için her ağaç, her çiçek, her kuş bize Rabbimizi hatırlatır.”
Yürüyüş boyunca çocuklar çevreyi kirletmemeye dikkat ediyor, yerde gördükleri çöpleri de topluyorlardı.
Öğleden sonra çadırların bulunduğu alana döndüler. Hava biraz daha ısınmıştı. Lale ile Ayşe, su mataralarını doldurmak için kampın kenarındaki çeşmeye doğru yürürken Ayşe bir anda durdu.
“Lale… Şuraya baksana!”
Uzakta, ağaçların arasından ince, gri bir duman yükseliyordu. Lale gözlerini kısıp dikkatlice baktı.
“Evet… Gerçekten duman!”
Hiç vakit kaybetmeden koşup Fatma Öğretmen’e haber verdiler.
Fatma Öğretmen, kamp görevlileriyle birlikte durumu hemen ilgili ekiplere bildirdi. Çocukların tamamı güvenli bir alana alındı. Kısa süre sonra siren sesleri duyuldu. Orman ekipleri hızla bölgeye ulaştı. Yangın henüz çok küçükken söndürüldü.
Akşam üzeri görevli ekiplerden biri kampa geldi.
“Gösterdiğiniz dikkat sayesinde yangın büyümeden kontrol altına alındı,” dedi. “Eğer biraz daha geç fark edilseydi çok sayıda ağaç ve ormanda yaşayan canlı zarar görebilirdi.”
Herkes Lale ve Ayşe’yi alkışladı. Lale ile Ayşe birbirlerine baktılar. İkisi de sadece görevlerini yaptıklarını düşünüyordu.
Fatma Öğretmen söz aldı:
“Bugün hepimiz önemli bir ders öğrendik. Kahramanlık bazen büyük işler yapmak değil, doğru zamanda doğru işi yapmaktır.”
Biraz durduktan sonra sözlerine devam etti:
“Çocuklar, kâinat başıboş değildir. Gördüğümüz her ağaç, her çiçek, her kuş, her canlı Allah’ın sanatını gösteren birer mektup gibidir. Biz onlara sadece bakmayız; onları okuyup Rabbimizi tanımaya çalışırız.”
Çocuklar sessizce dinliyordu.
“Allah, yeryüzündeki pek çok nimeti insanların istifadesine vermiştir. Fakat bu, istediğimiz gibi davranabileceğimiz anlamına gelmez. Emanete nasıl özen gösteriyorsak ormanlara, hayvanlara ve bütün canlılara da öyle davranmalıyız. Çünkü merhamet eden insan, Allah’ın yarattıklarına da merhamet eder.”
O gece rüzgâr, çam ağaçlarının dallarında tatlı tatlı esiyordu. Sanki orman da kendisini koruyan çocuklara teşekkür ediyordu.
Lale ile Ayşe ise alkışlardan çok, kurtulan ağaçlara ve yuvalarına dönebilecek kuşlara seviniyorlardı. Çünkü onlar, gerçek mutluluğun iyilik yapmakta olduğunu o yaz kampında öğrenmişlerdi.
- -Yaz Kampı Etkinlikleri-
- -Yaz Kampı Nedir?-
- -Yaz Kampında Çocuklar Neler Öğrenir?-
Dergimize abone olmak için tıklayın!









İlk yorum yapan olun