KAĞIT, KALEM VE “İKRA” (2026/08)

KAĞIT, KALEM VE “İKRA”

Biliyorsunuz; her yıl 9 Ağustos’ta kutlanan Dünya Kitapseverler Günü, kitap okuma alışkanlığını teşvik eden, kitaplarla kurulan bireysel bağlara dikkat çeken ve okurları ortak bir noktada buluşturan özel bir gün.

Okuma sevgisi, farklı ülkelerden, farklı coğrafyadan milyonlarca insanı bir araya getiriyor.

Kitaplar yalnızca bir bilgi kaynağı değil, farklı dünyaların kapılarını da aralıyor.

Kitapla geçirilen zaman, ferdi gelişimi de sağlayan güçlü bir bağ aynı zamanda.

Bizde okuma geleneği “İkra” (Oku) emriyle başlayan vahiy süreci ile başlamıştır. Hatta kelimelerin ötesine geçen; kâinatı, insanı ve hayatın gayesini anlamlandırmaya dayalı bir okuma sevgisini ifade eder. Değil mi ki bu emir; ruhu besleyen ve bilgiyle ilişki kurmayı sağlayan evrensel bir uyanıştır.

Öyle ki bu uyanış, sadece yazılı metinleri okumak değil, aklı, kalbi ve hayatı tekrar tekrar okuyarak hakikate ulaşma sevgisidir.

İnsanın kendi varlığını ve kâinatı anlama yolculuğu, kitapları ömürlük birer dost haline getirir.

KAĞIT, KALEM VE “İKRA”

400 YILLIK GELENEK: SAHAFLIK

Atalarımızda kitap sevgisi 400 yıllık köklü bir geleneğe sahiptir.

Sahaflık; Osmanlı’dan günümüze el değiştiren, nadir bulunan ve ikinci el kitapları okurla buluşturan ve yarım asırlık bir geleneğe sahip kültürel bir mirastır.

Osmanlı döneminde o dönemin okul (medrese) çevresinde şekillenen bir meslek, kâğıt ve mürekkep ihtiyacıyla başlamış zamanla bilgi ve kültür aktaran bir odağa dönüşmüştür. (Türk Maarif Ansiklopedisi)

 

SAHAFLAR: KÜLTÜREL BELLEK

Sahaflık mesleği; Bursa’da Orhan Bey döneminde Cami çevrelerinde başlamış, İstanbul’un fethiyle birlikte Kapalıçarşı’ya taşınmıştır.

Sahaflar Çarşısı 1894 büyük deprem hasarı sonrası, Beyazıt Camii ile Kapalıçarşı arasında Hakkaklar Çarşısı’na yerleşmiştir.

İstanbul Üniversitesi, Kapalıçarşı ve Beyazıd Devlet Kütüphanesi üçgeninde yer alan Sahaflar Çarşısı asırlar boyu el yazmalarının, nadir eserlerin ve kıymetli koleksiyonların kalbi olmuştur.

Sahaflar yalnızca birer kitapçı değil, aynı zamanda kültürel belleği koruyan koruyuculardır. Geçmişte tek tek elle yazılan kitapların el değiştirmesini sağlamışlar, günümüzde ise baskısı tükenmiş eserleri tamir ederek canlılığını korumuşlardır. Bu yüzden birikmiş anılar, İstanbul’un sahaflarına emanettir.

Bizim kitapseverliğimiz farklı ülkelerin kitapseverliğinden farklıdır desek yeridir.

 

Dergimize abone olmak için tıklayın!

işrak resfebe sel sembol şeair-i islam kat'ı

İlk yorum yapan olun

Bir yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*