En güzel tatil saati
Ağustos ayının sıcak bir akşamüstüydü. Gün boyu dışarıda arkadaşlarıyla koşturup oynayan Arif, banyoda elini yüzünü yıkayıp serinledikten sonra salona geçti. Evin içi dışarıya göre serindi ama asıl serinlik ve huzur, salondaki o tatlı hazırlıktaydı.
Balkondan süzülen hafif rüzgâr tülleri dalgalandırırken; babası, annesi ve dedesi televizyonu kapatmış, masanın etrafında toplanmışlardı. Arif neşeyle sordu:
— Hey yaşasın! Aile okuma saatimiz mi başlıyor?
Annesi tebessüm ederek Arif’i yanına oturttu:
— Evet Arif’im. Gün boyu bedenimiz yoruldu, şimdi ruhumuzu ve zihnimizi dinlendirme vakti.
Babası masanın üzerindeki büyük, kırmızı ciltli kitabı açtı. Bu, Risale-i Nur Külliyatından Sözler idi. Tatlı, huzurlu bir ses tonuyla okumaya başladı. Arif, okunan her cümleyi dikkatle dinliyor, anlamını kalbinde hissetmeye çalışıyordu. Sıra iman hakikatlerinin anlatıldığı o güzel benzetmelere gelince, dedesi araya girip Arif’in anlayacağı şekilde tatlı tatlı açıklamalar yaptı. Kâinat da bir kitap gibiydi. Bu dev kitabın yazarı ise Rabbimiz idi. Cenab-ı Hak, kudret kalemiyle yazıyordu. Yani her şeyi sonsuz güç ve kudretiyle yaratıyordu.
Okuma saati sona erdiğinde Arif, babasının kitabı yavaşça kapatmasının ardından derin bir nefes aldı:
— Babacığım, Risale okumaları yaparken içim sanki buz gibi bir su içmişim gibi ferahlıyor. Tatilde kitap okumak, okul zamanındakinden çok daha keyifliymiş.
Dedesi, Arif’in başını okşayarak söze girdi:
— Çok doğru söylüyorsun güzel torunum. Ruhun gıdası imandır, marifettir.
— Marifet ne demektir dedeciğim?
— Marifet ‘bilmek, tanımak’ demektir. Bilmekten maksat ise, Allah’ı bilmek, Yaratıcımızı tanımaktır. Biz Onu tanıdıkça imanımız kuvvetlenir inşaallah. Yazın sıcağında bedenimiz nasıl suya ihtiyaç duyuyorsa, ruhumuz da bu iman ve Kur’an hakikatlerine öyle muhtaçtır güzel torunum. Ailecek bir araya gelip bu iman derslerini okumak, evimizi bir nevi cennet bahçesine çeviriyor elhamdülillah.

Annesi masanın diğer ucundaki renkli kitapları ve dergiyi işaret etti o an:
— Bak, senin için burada daha neler var oğlum?
Arif sevinçle atıldı:
— Can Kardeş dergim! Yeni kitaplarım!
Annesi ona bu ay dergiyle birlikte Can Kardeş Yayınları’ndan çıkan yeni kitaplardan da almıştı.
Derginin sayfalarını heyecanla çevirmeye başladı Arif. İçindeki hikâyeler, çizgiler, bulmacalar ve tefekkür sayfaları ona bambaşka dünyaların kapısını aralıyordu. Bu sayede hem eğleniyor hem de öğreniyordu. Ardından yeni kitaplarına da baktı.
Babası Arif’in bu heyecanını izlerken gülümsedi:
— İşte gerçek tatil budur oğlum. Telefonların, tabletlerin ekranlarına sıkışıp kalmadan; ailecek okumak, paylaşmak ve Can Kardeş gibi güzel yayınlarla hem eğlenmek hem de öğrenmek… Bu dostluklar hiç bitmez, hiç eskimez evelallah!
O akşam, ailece yapılan o güzel okuma saatinin ardından Arif odasına geçti. Başucuna Can Kardeş dergisini ve kitabını koydu. İçinden şöyle geçirdi:
“Rabbim, bana okumayı sevdirdiğin ve bizi böyle güzel kitaplarla, dergilerle buluşturduğun için Sana şükürler olsun. Yuvamızı hep böyle güzel eyle Allah’ım!”
Arif, dışarıda cırcır böceklerinin zikrettiği o sıcak Ağustos gecesinde, kalbindeki serin ve nurlu huzurla gözlerini tatlı bir uykuya kapattı.
Dergimize abone olmak için tıklayın!



İlk yorum yapan olun