Merhaba Mart (2026/03)

Merhaba Mart,

Merhaba Mart! İşte nihayet beklediğimiz an geldi; Ramazan ayı boyunca oruç tuttuk, aç kaldık, sabrettik. Teravih namazları kıldık, sadaka verdik. Paylaşmayı öğrendik. Kadir gecesi gibi bin aydan hayırlı bir geceyi ihya ettik. Kur’an okuduk, camiye gittik.

Dolu dolu geçen bir ayın sonunda çok güzel bir bayramı hakettik.

Bu Ramazan Bayramı’nda hepinizi şimdiden hasretle kucaklıyorum sevgili arkadaşlar.

*

Sabah erken uyandık. Temiz ve güzel kıyafetlerimizi giydik. Büyüklerle birlikte bayram namazına iştirak ettik. Eve dönüşte tatlı bir heyecanla karşılandık. Mis gibi şeker, tatlı, çikolata ve neler neler ikram edildi.

Büyüklerimizin ellerinden öptük, harçlıklarımızı aldık. Küçüklerimize de biz harçlık verdik iyi mi.

Aile olarak akrabalarımızı ziyaret ettik, küs olanlar barıştık.

Her yerde, “Ramazan Bayramı”nız mübarek olsun sözlerini duyuyoruz.

Ramazan Bayramı; sevginin, saygının, yardımlaşmanın ve paylaşmanın bayramıdır. Bu özel günlerde herkes mutlu olur, yüreklerimiz pır pır atar.

*

İslam tarihinde beni en çok etkileyen olay şudur.

Beşir, babasıyla birlikte Efendimiz Aleyhisselam’ı ziyaret ettiğinde henüz çok küçüktü. Allah Resulü, küçüm misafirini yanına oturtmuş, saçını okşamış, Bahir olan adını Beşir diye değiştirmişti.

Üstelik Beşir, kekemeydi. Şefkat madeni Peygamberimiz Beşir’in dilindeki kekemeliği duasıyla hemen geçirivermişti.

Hicretin üçüncü yılında gerçekleşen Uhud Savaşı’nda Beşir’in babası Akrebe şehit oldu.

Efendimiz Aleyhisselam bir bayram günü şehidin evini ziyaret etti. Allah Resulü içeri girdiğinde Beşir ağlıyordu. Kainatın Efendisi sevgili Peygamberimiz, Beşir’in gözyaşlarına dayanamadı.

“Ağlama,” dedi ve sordu:

“Ben baban, Aişe annen olsun istemez misin?”

Beşir’in o anda gözyaşları dindi. Yetimliği ve yalnızlığı o an sona ermişti.

*

Gözleriniz inci gibi parlasın. Bayramınız mübarek olsun.

Dergimize abone olmak için tıklayın!

Miraç

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*