(12 Mart) İstiklal Marşı’nın Kabulü (2026/03)

(12 Mart) İstiklal Marşı’nın kabulü

12 Mart) İstiklal Marşı’nın Kabulü: ALLAH, BİR DAHA BU MİLLETE İSTİKLAL MARŞI YAZDIRMASIN!

Mehmet Akif, Burdur milletvekili seçildi. 1921 yılında açılan milli marş yarışmasına, “Para ödülü almamak” şartıyla katılmayı kabul etti ve orduya hediye ettiği şiiri, 12 Mart 1921 günü İstiklal Marşı olarak kabul edildi.

Peki, Mehmet Akif İstiklal Marşı’nı nasıl yazdı?

Akif, Aralık 1920 sonlarına doğru Ankara’ya gelen eğitim bakanı Hamdullah Suphi’nin 5 Şubat 1921 tarihli mektubuyla aldığı İstiklal Marşı siparişi için şimdi müze olan Hacettepe’nin arkasındaki Taceddin Dergâhındaki odasına çekilerek marşı satır satır yazmaya başladı.

O dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmıştır. 1920 yazı içinde ülkemizin bir bölümü işgal altındadır. Ankara’da düzenli bir ordu kurma çalışmaları içinde… İstanbul Hükumeti Mondros Ateşkes hükümleri gereğince orduyu terhis etmiş… Yeni bir ordu kurma çalışmalarında sayısız güçlüklerle karşılaşılmaktadır.

Meclis hükümeti Türk ordusuna moral verecek güçleri harekete geçirme çabası içindedir. Gazeteler halkı işgal güçlerine direnmeye, birlik olmaya, cesaret vermeye uğraşmaktadır. Mitingler düzenlenmekte ve camilerde vaazlar verilmektedir. İşte bu şartlar altında İstiklal Marşı halkın ve ordunun moral gücünü yükselteceği düşünülerek gündeme getirilmiştir.

Mehmet Akif, Hamdullah Suphi’nin teklifini kabul etmiştir. Üstündeki ağır sorumluluğun farkındadır.

Akif, Taceddin Dergahı’nda yalnız ve hastadır. Ancak iman ve ümit Akif’e marşı yazdıran iki temel güçtür. Bir gece yarısı yaşadığı his yoğunluğu esnasında, bir kalem aramış, bulamayınca eline geçirdiği bir çiviyle bağımsızlık heyecanın doruk noktasına çıktığı mısraları, hemen kaydetmek telaşıyla duvara şu satırları kazımıştır:

“Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.

Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım!

Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım.

Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.”

12 Mart) İstiklal Marşı’nın Kabulü

Akif, İstiklal Marşının yazılış amacını bütün samimiyeti ortaya koymuştur. Marş, alkışlarla tekrar tekrar okunarak mecliste kabul görmüştür.

Akif, son günlerinde hasta yatağında yatarken kendisine İstiklal Marşı için “Acaba yeniden yazılsa daha iyi olmaz mı?” diye soran kişiye şu anlamlı cevabı vermiştir:

“Allah, bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın.”

Allah ondan razı olsun.

Dergimize abone olMiraçmak için tıklayın!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*