Bembeyaz Sırlar (2026/01)

Bembeyaz Sırlar

Kış gelmişti ama kar henüz yağmamıştı. Sınıfta Kerim, “Kar yağarsa hep beraber bahçede kar topu oynarız.” dedi. Ali de, “Kocaman bir kardan adam yapalım.” diye ekledi. O akşam babam haberleri dinlerken ben de kulak kabarttım. Hava durumu, “Hafta sonu kar bekleniyor.” diyordu. Çok sevindim. Ertesi gün okulda arkadaşlarla planlarımızı konuştuk. “Eğer kar çok tutarsa kayak da yapabiliriz.” dedim.

Eve dönerken hava çok soğuktu. Ertesi sabah pencereye baktığımda her yerin bembeyaz olduğunu gördüm. Gece kar yağmış, okullar pazartesiye kadar tatil edilmişti.

Arkadaşlarla buluştuk, Kerimlerin bahçesine gittik. Eldivenlerimizi, berelerimizi ve atkılarımızı takıp kar oyununa başladık. Kar topu oynadık, karlarda yuvarlandık ve kocaman bir kardan adam yaptık. Kar hâlâ yağmaya devam ediyordu. Eldivenime düşen minik kar tanelerini yakından inceledim. Babam, daha önce hiçbiri birbirine benzemez demişti. Kar taneleri o kadar güzeldi ki onları daha yakından görebilmek için dikkatle bakıyordum. Babam söylemişti; kar tanelerinin şekilleri çok sanatlı olurmuş ve hiçbiri birbirine benzemezmiş. Bu durum kafama takılmıştı. Eve gidince internetten kar tanelerinin yakından görüntülerine bakmayı düşünüyordum. Çünkü çok merak etmiştim.

Bembeyaz Sırlar

O gün iyice üşüyüp acıkana kadar oynadık. Eve gittiğimde üzerimi değiştirdim, sıcak bir yemek yedim. O kadar iyi geldi ki… Ama aklımda hep kar taneleri vardı. Hemen bilgisayarımın başına geçip araştırmaya başladım. Kar tanelerinin farklı motiflerde, sayısız şekilleri olduğunu görünce çok şaşırdım. Minicik bir kar zerresi nasıl da dantel motifi gibi süslü ve güzeldi.

Karın nasıl oluştuğunu da öğrendim. Gökyüzündeki bulutları oluşturan su buharları, hava sıfır derecenin altına düştüğünde donarak kristalleşirmiş. Oluşan minik buz kristalleri, bulutta tutunamayacak kadar ağırlaştığında kar tanesi olarak yeryüzüne düşerlermiş. Bir toz zerreciği ya da polenin etrafına tutunarak buz kristali oluşurmuş. Ama kusursuz ve her defasında farklı şekillerde olmalarının izahı yoktu. Adeta bir sır gibiydi.

Akşam çay içerken bu konuyu babamla da konuştuk. Kar tanelerinin sırrını ona sordum. O da şöyle dedi:

“Allah’ın yarattığı her şey sanatlı ve birbirinden farklıdır. Mesela çok insan vardır; herkesin gözü, kulağı, ağzı ve ayağı vardır ama parmak izleri farklıdır. Bir elma ağacı düşün; çok elma vardır ama hepsini incelersen hiçbiri birbirinin aynı değildir. Allah her şeyi hem güzel, hem özel hem de sanatlı yaratmıştır. Ayrıca her bir yağmur ve kar tanesini indirmekle görevli bir melek vardır. Meleklerin sayısı o kadar çoktur ki bir taneciği indiren meleğe bir daha kıyamete kadar sıra gelmez. Aynı zamanda kar taneleri havada asla birbirleriyle çarpışmaz. Ayrı ayrı, muntazam bir şekilde inerler. Eğer havada çarpışıp birleşselerdi, üzerimize kocaman kartopları hâlinde çığ gibi düşebilirlerdi. Ama böyle bir durum yaşanmaz. Her şey Allah’ın kontrolü ve idaresi altındadır.”

Minik beyazların sırlarını araştırmak çok hoşuma gitmişti.

 

Dergimize abone olmak için tıklayın!

Miraç

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*