ÖĞRETMENİN HEDİYESİ
5-B sınıfında tatlı bir telaş vardı. Çünkü 24 Kasım Öğretmenler Günü yaklaşıyordu. Herkes aynı şeyi düşünüyordu:
“Öğretmenimize ne alalım?”
Ayşe, “Parfüm alalım!” dedi.
Mehmet, “Hayır, bence kupa alalım. Üstünde de ‘Dünyanın En İyi Öğretmeni’ yazsın!” diye atıldı.
Elif hemen araya girdi: “Ama herkes aynı şeyi alıyor, biraz farklı olmalı!”
Herkes başka bir fikir söylüyordu. En sonunda sessizce oturan Ali elini kaldırdı.
“Benim bir fikrim var.” dedi.
“Hediye almak güzel ama biz daha farklı bir şey versek? Mesela herkes, öğretmenimizle ilgili içinden geçenleri yazsa… En güzel sözlerimizi, teşekkürlerimizi…”
Bir an sınıfta sessizlik oldu.
Sonra herkesin yüzü güldü.
“Evet!” dedi Zeynep. “O zaman hediyemiz 5-B’nin Kalp Defteri olur!”
O gün çocuklar eve gider gitmez yazmaya başladılar.
Kimi “Siz olmasaydınız dersleri, okulu bu kadar sevemezdim.” diye yazdı.
Kimi “Sabırlı olmayı sizden öğrendim.” yazdı.

Kimisi de “Siz sadece okumayı, yazmayı değil; hayatı okumayı öğretiyorsunuz.” dedi.
Bazıları yazısının yanına resimler çizdi: küçük kalpler, çiçekler, gülen yüzler…
Ertesi gün bütün kâğıtlar toplandı. Defne bir dosya getirmişti. Hepsini ona koydular. Üzerine büyük harflerle yazdılar:
“Zehra Öğretmen’e, Sevgilerle: 5-B Sınıfı”
O sırada “Durun!” diye bir ses geldi. Herkes sesin sahibine baktı. “Durun!” diyen Ali’ydi.
“Bir fikrim var!” dedi heyecanla. “Böyle dosya içinde olmaz. Kitap olarak verelim öğretmenimize. Bizim kitabımız! Düşünsenize; hiç unutamayacağı, hep kitaplığında bulunduracağı bir hediye olur.”
Ayşe, “Peki ama nasıl yapacağız bunu?” dedi.
“Bir yayıneviyle anlaşacağız. Vaktimiz var, yetişir. Ailelerimizden de yardım isteriz.” dedi Ali.
Kısa sürede birkaç velinin de desteğiyle, öğretmenleri için yazdıkları kitap hâline gelmişti. Çok heyecanlıydılar; öğretmenleri için bir kitap yazmışlardı!
Öğretmenler Günü sabahı sınıfı balonlarla ve çiçeklerle süslediler. Öğretmenleri için yazdıkları kitaba da çok güzel bir hediye paketi yaptılar.
Zehra Öğretmen sınıfa girince hep bir ağızdan “Öğretmenler Gününüz kutlu olsun!” diye bağırdılar.
Sonra Ayşe öne çıktı ve hediyeyi uzattı:
“Bu, hepimizin kalbinden gelen bir hediye.” dedi.
Zehra Öğretmen paketi açtı, çok şaşırdı. Böyle bir kitap hediyesini hiç beklemiyordu. Sayfaları tek tek çevirdikçe yüzüne bir gülümseme yayıldı.
“Siz neler başarmışsınız böyle? Bu, muhteşem bir hediye!” dedi sevinçle.
“Sayenizde yazar olduk, öğretmenim.” dedi Ali.
Hep birlikte gülüştüler. Zehra Öğretmen’in gözleri doldu:
“Çocuklar, bu hayatımda aldığım en güzel hediye. Çünkü içinde siz varsınız. Emeğiniz var, duygunuz var, başarınız var. Siz varsınız.” dedi.
Kitabın kapağının ağaç şeklinde olduğu tasarımda, ağacın gövde kısmında öğretmenin, dallarında ise tüm çocukların fotoğrafları yer alıyordu.
O günden sonra Zehra Öğretmen o kitabı kitaplığının en güzel yerinde sakladı. Aradan yıllar geçti. Ne zaman canı bir şeye sıkılsa ya da üzülse, hemen kitaplığındaki o en güzel kitabı alıp okur, keyfi yerine gelirdi.
Yıllar geçti. 5-B’nin çocukları büyüdü. Kimisi doktor, kimisi mühendis, kimisi öğretmen; kimi de yazar oldu. Her Öğretmenler Günü’nde Zehra Öğretmen’in kapısı hiç boş kalmadı.
Bir buket çiçek, bir küçük kart, bazen de sadece bir selam…
Yazar olan öğrencisi, son Öğretmenler Günü’nde Zehra Öğretmen’e yeni çıkan kitabını göndermişti.
Kapağına şunları yazmıştı:
“Hocam, itiraf edeyim ki, size yazdığımız o kitaptan sonra yazar olmaya karar verdim. Kalemin gücünü; verilebilecek en güzel duyguların, sağlam fikirlerin taşıyıcısı olduğunu sizden öğrendim.
Ne kadar kitap yazsam da hiçbir kitap, 5-B sınıfı olarak yazdığımız ilk kitabın yerini tutamaz, biliyorum.
Ama bu küçük hediyemi kabul edin.
Saygı ve hürmetlerimle.
221 Mehmet.”
Zehra Öğretmen her öğrencisine numarasıyla hitap ederdi. Yine gözleri doldu ve bu hediyeyi de kucaklar gibi göğsüne bastı.
Dergimize abone olmak için tıklayın!







İlk yorum yapan olun