Etiket: kitap

Allah Bizi İmtihan İçin Yaratmış
Allah Bizi İmtihan İçin Yaratmış

Başarılı insanlar vardır. Onlar daima bizlere örnek olmuşlardır. Yazar ve yönetici Halis Kuralay da bunlardan biri. Kendisiyle başarılarını, hayata tutunuşunu ve mutluluğu konuştuk. Buyurun sohbetimize!

Bir insanın başarı kriteri neye bağlıdır?

Biliyor musunuz, bence başarı bencilce bir şey. “Başarılı olayım” cümlesi, benim dışımda herkesin önüne geçeyim demektir. Ben başarayım, başkaları başaramasın anlamına gelir. Hani Temel’e demişler: “Atletizm yarışmasında birinci olana altın madalya veriyorlarmış” diye. O da demiş ki: Madem öyleyse, gerisi niye koşuyor ki?” Bence başarılı olmak istisnaların içinde birinci olmak veya dereceye girmek değildir. Asıl başarı, insanın daha önce yapabildiğini geçmektir. Hem Peygamber Efendimiz de (asm) bence böyle isterdi. Hayatınızda hiç keşke dediniz mi?  Keşke dediğim zamanı pek de hatırlayamıyorum. Ben, hayatımda “keşke”ci hiç olmadım. “Allah Bizi İmtihan İçin Yaratmış” Bir gün bir otobüs durağında bekliyordum. Gözlerim görmediği için, gelen otobüslerin bilgisini durakta benim gibi bekleyenlerden alıyorum. Yanımdaki kişiye dedim ki: “Affedersiniz, Edirnekapı otobüsü gelince bana söyleyebilir misiniz?” Adam başladı ellerini çırpmaya. Bir taraftan da: “Ah be evladım, hay Allah, şimdi gitti.” Bunun üzerine ben: “Amca! Bu giden son otobüs müydü?” Deyince adam: “Yooo, hayır. Şimdi yine gelir,” dedi. “O zaman niye bu kadar üzülüyorsunuz? Ben bile üzülmüyorum,” demiştim. Üzülmek işe yarayacaksa, hep birlikte üzülelim. Halbuki üzülmek yerine, diğer otobüs gelene kadar, vaktimizi neyle değerlendireceğiz, onu düşünmek dahadoğru olur.

Kitap okumadan yazmak nasıl bir duygu?

Kitap okumadığımı da kim söyledi? Bir görme engelli olarak ben kitapları, yalnızca gözlerimle okumuyorum. Asıl olan kitabın içindeki bilgileri elde etmektir. Gözle okumak yalnızca bir yöntemdir. Benim yöntemim ise, kitapları birine okutmaktır. Veya sesli okunmuş kitapları dinlemektir. Nadiren de olsa, kabartma yazılı kitapları okumaktır. Ama kitap yazmak, hiç şüphesiz harika bir duygu.

Tecrübeli gören ile tecrübeli görmeyen arasındaki fark nedir?

Her konunun ayrı bir tecrübesi vardır. Meselâ, yemek yapmada tecrübeli bir kişinin yaptığı yemek, daha lezzetli olur. İstanbul’da tecrübeli bir kimse, bizi hem doğru yerlere, hem de kısa zamanda götürür. Doğuştan görme engelli olanlar, sonradan olanlara göre, şüphesiz daha tecrübelidir. İşte bu yüzdendir ki, insanlar görmeyenlerle empati yapalım diye gözlerini kapatırlar. Halbuki bunu yaparak, ancak tecrübesiz bir görmeyen ile empati yapmış olurlar.

Görenlerin göremediğini gördüğünüz oldu mu?

Görenlerin yapamadığı benim yapabildiğim o kadar çok şey var ki… Ben ilkokul 5. Sınıfta gözlerim görmeden ayakkabı boyacılığı yaptım. Evde ütü yapıyorum. Meselâ siz gözlerinizi kapayarak yürüyebilir, top oynayabilir, bisiklete binebilir misiniz? Ne dersiniz? Ama ben görmeden yapabiliyorum. Örnekleri çoğaltabiliriz. Görmemek önemli bir eksikliktir. Fakat başka yöntemlerle pekâlâ aşabilirsiniz. Görüntü, yalnızca bir özelliktir. Amacisimlerin
görüntüden başka şekilleri, kokuları, yumuşaklığı, sertliği gibi birçok özelliği vardır. Problemleri Allah, bizi imtihan etmek için yaratmıştır. Vazgeçmez, pes etmez, sabredersek, Rabbimiz istediğimize bizi ulaştırır.

KÜBRA ÖRNEK/İSTANBUL

TÜYAP’ta Can Kardeş Fırtınası
TÜYAP’ta Can Kardeş Fırtınası

36. Uluslararası Kitap Fuarı 4 Kasım’da kitap severlerin hizmetine açıldı.
Yeni Asya Medya Grubu içinde yer alan Can Kardeş Yayınları ilk kez TÜYAP’ta yerini aldı.
Çocuk yayınları arasında farkını ortaya koyan Can Kardeş Yayınları farklı kategori neşriyatı ile özellikle çocukların ilgisini çekti.

 

Can Kardeş Yayınları koordinatörü Demirhan Kadıoğlu fuardan hayli memnun olduğunu ve “Özellikle çocukların yayınlarımıza ilgi göstermesinin memnuniyet verici olduğunu” söyledi. Kadıoğlu sözlerine şöyle devam etti; “Her yaşta ihtiyaca cevap veren Can Kardeş Yayınları özellikle her kitap karşılığında kitap içine çizilen karikatür hediyesinden memnunlar. Bu onları hem şaşırtıyor hem de kitaplarına daha çok sahip çıkmalarını sağlıyor.”
Sözlerine, “Bugün çok ciddi yayınların bile çocuk neşriyatına yöneldiğini” söyleyen Kadıoğlu, “Çocuk yayıncılığı çok özel bir sektör, bu yüzden Can Kardeş Yayınları’nın misyonu yabana atılamaz” dedi. Veee… TÜYAP’ta finali Can Kardeş okurları belirledi.

Vız Vız Arı
Sevgili Can Kardeşim;
Sevgili Can Kardeşim;

Yine seninle birlikte olmanın sevincini yaşıyorum.
Dünya Engelliler Günü münasebetiyle dergimiz özel dosyalar hazırladı.

Bu dünya madem ahiretin bir tarlası, o halde burası bir imtihan yeridir diyebiliriz.
Bu yüzden, her insan aslında bir engelli adayıdır.
Bu yüzden, her engelli sıradan insanların sahip oldukları hak ve hürriyetin tamamına sahiptir, şu veya bu şekilde
iptal edilemez.
Bu yüzden, hasta ve engelli olmak bir imtihan ise, engelliliğe sabretmek de imtihanın parçasıdır.
*
Efendimizin (asm) bedeni kusurlu olan ve çölde yaşayan bir sahabesi varmış. Bir defasında Medine pazarında
yine satış yaparken, Peygamberimiz (asm) ona arkadan yanaşır ve şaka ile karışık şöyle buyurmuş:
“Bir kölem var, satıyorum, onu benden kim alır?”
Köle ise, “Ey Allah’ın elçisi beş para etmez sakat köleyi kim satın alır?”
Şaka o andan itibaren biter ve Peygamber Efendimiz bütün ciddiyetiyle; “Ya Zahir! And olsun ki, sen Allah’ın
katında değersiz değilsin tam aksine çok değerlisin” der.
Allah’ın elçisinin böylesine değer verdiği kullarından biri olmak ne güzel!
*
Geçen ay dolu dolu bir fuar süreci geçirdik.
Can Kardeş Dergisi ve yayınları olarak ilk kez, 36. TÜYAP Kitap Fuarı’na katılarak okurlarımızın karşısına çıktık.
Can Kardeş’e ilgi olduğu kadar yayınlarına da çok talep olduğunu gördük. Bu vesileyle yayınlarımızın artarak devam etmesini planlıyoruz.
Gayret bizden, Tevfik Allah’tan. Gözlerindeki nur hiç sönmesin,
Allah’a emanet ol.

Eğlenceli Test
Eğlenceli Test

1) İçinde bulunduğumuz ay ile hangi mevsimi bitirmiş oluyoruz?
a) İlkbahar b) Sonbahar c) Kış

2) Aşağıdakilerden hangisi çocuk haklarından biri değildir?
a) Kız-erkek her çocuğun eğitim hakkı vardır.
b) Her çocuk sağlıklı bir ortamda büyümelidir.
c) Çocuklar fabrikalarda çalışmalıdır.

3)“Başlatır heyece, ulaştırır yüceye. Bir sürü kızı-oğlu vardır. Bilgilerin hepsi ondadır.” Bilin bakalım bu bilmecenin cevabı nedir?
a) Baba b) Doktor c) Öğretmen

4) Günün en kısa kılınan namazı hangisidir?
a) Sabah namazı
b) Öğle namazı
c) Akşam namazı

5) Hesap makinesinin çok daha gelişmiş hali olan, parlak ekranlı aracın adı nedir?
a) Yazarkasa
b) Tepegöz
c) Bilgisayar

6) Mevlid Kandili adıyla kutladığımız günün özelliği nedir?
a) Peygamberimizin (asm)gökyüzüne çıkarılması
b) Peygamberimizin (asm) doğum günü
c) Peygamberimizin (asm) vefatı

7) Her gün yaşadığı olayları düzenli olarak yazan bir öğrenci ne tür bir yazı yazmış olur?
a) Kompozisyon
b) Şiir
c) Günlük (günce)

8) Günün en kısa kılınan namazı kaç rekâttır?
a) 2 b) 4 c) 8

9) Aşağıdakilerden hangisi karşılıklı iletişim kurduğumuz araçlardan değildir?
a) Telefon b) TV c) Bilgisayar

10) Bazen çok mutlu olur ve bize onca güzel şeyi veren Allah’ımıza teşekkür etme isteği duyarız. Böyle durumlarda hangi kelimeyi kullanmalıyız?
a) Şükürler olsun b) Teşekkürler c) Sağ ol

11) Asıl zenginliği -hiç bitmeyecek olanı tanımlayan durum hangisidir?
a) Cebinde çok parası olmak
b) Az harcayan olmak
c) Kanaatkâr olmak

12) Dünyaya dışarıdan bakacak olsak, üzerinde en çok hangi rengin hâkim olduğunu görürüz?
a) Sarı b) Mavi c) Toprak rengi

13) Hangisi anne-babamıza karşı sergilediğimiz doğru bir davranış değildir?
a) Her gün para istemek
b) İşlerde yardımcı olmak
c) Edeple konuşmak

14) Hangisi TV-tablet izlemekle ilgili doğru olandır?
a) İstediğimiz her programı izleriz.
b) Gece veya gündüz canımız istedikçe izleriz.
c) Yapılacak görevlerimiz bitince uzak mesafeden izleyebiliriz.

15) Bir öğrencinin okulla ilgili görevlerinden biri olmayan, aşağıdaki şıklardan hangisidir?
a) Derse vaktinde gitmek
b) Sınav sorusu hazırlamak
c) Konuşmayarak dersi dikkatli dinlemek

16) “Allah (cc) beni bir …………. olarak göndermiştir.” hadisindeki noktalı yeri doğru olarak doldurun.
a) Muallim(öğretmen)
b) Doktor
c) Tüccar

17) Hz. Ali’ye atfedilen “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” sözü, bize en çok aşağıdakilerden
hangisine saygı duymamız gerektiğini hatırlatır?
a) Komşuya
b) Öğretmenimize
c) Anne-babaya

18) Geçen yıldan yarım deste kalemi kalan bir öğrenciye, bu yıl da bir düzine kalem hediye gelmiştir. Bu yıl için kaç kalemi
olmuştur?
a) 17 b) 24 c) 18

19) Aşağıdakilerden hangisini yaparsak, kitap okumamızı hızlandırmaya yardımcı olmuş oluruz?
a) TV izlersek
b) Hikâye okursak
c) Kitapların resimlerini incelersek

20) Namaz kılarken bazı rekâtlarda Fatiha suresinden önce okunan duanın adı nedir?
a) Kevser b) Subhaneke c) Tahıyyat

TESTİN ÇÖZÜMÜ: 1-B, 2-C, 3-C, 4-A, 5-C, 6-B, 7-C, 8-B, 9-B,
10-A, 11-C, 12-B, 13-A, 14-C, 15-B, 16-A, 17-B, 18-A, 19-B, 20-B

Kitap Bizim Dostumuz
Kitap Bizim Dostumuz

Sevgili Can Kardeş’ler Kasım ayına girdik.
Biliyorsunuz, Çocuk Kitapları Haftası bu ayın içinde yer alıyor.
Kitaplar bizim en yakın dostumuz, sırdaşımız değil mi?
Bir kitap ile tüm dünyamız değiştirebiliriz.
Ben de merak ettim ve sokaktaki arkadaşlarıma hemen mikrofon uzattım;
“Hangi tür kitap seversin, neden?” diye sordum.
Birbirinden renkli cevaplar sizi bekliyor. Haydi hep birlikte okuyalım!

Mehmet Akif: Sarı, kırmızı ve mavi kitapları severim. Pembe ilgimi çekmiyor.

Ümmü Gülsüm: Tavşan resimli kitabı seviyorum tavşan havuç yiyor.

Necip: Ben, masal kitabını severim. Özellikle Keloğlan ve Nasreddin Hoca kitapları ilgimi çeker.

Tuğba: Sevimli ayıcık, küçük aslan, zürafa ve bebeğin olduğu kitabı seviyorum ben.

Osman Said: Boyama ve faaliyet resimlerinin olduğu kitapları severim. Arabalı da olabilir ama öncelikle içerisinde bulmaca olacak.
Okuma yazma öğrenince bulmaca çözeceğim.

Hüseyin: Hikâyeleri seviyorum, içindeki hayvanları ve hayvanlarla oynayan çocukları da…

Gezi-Yorum
Gezi-Yorum

SAHAFLAR ÇARŞISI’NDA BİR GÜN

Sınıfta öğretmenimiz “İbrahim Müteferrika’yı araştır” görevini bana verince şaşırdım.

Çünkü tanımıyordum.

Kimdi, ne iş yapardı?

Tarihte nasıl bilinirdi?

Bütün bu soruların cevabını araştırmak benim gibi biri için kolay değildi elbet. Çünkü bilgi kaynaklarım sınırlıydı.

Hatta internetin bile bu konuda yetersizliğini görünce, konuyu babama açtım.

O da bana, “Bu konuda en güvenilir kaynak Beyazıt Cami arkasında, Kapalı çarşı girişinde bulunan Sahaflar Çarşısıdır” dedi.

“Sahaf” sayfa demekmiş. Tarihimizde okumaya öylesine önem veriyorlarmış ki, bunun için çarşı bile açılmış.

Hatta önemli bir alışveriş merkezi haline gelmiş.

Konuyu arkadaşlara açınca, hep beraber gitme kararı aldık. Okul servisi çeken amcaya rica ettim, bizi aldı ve doğruca Boğaz Köprüsü üzerinden Beşiktaş, oradan Eminönü ve Beyazıt’a doğru yola çıktık.

Şoför amca servis aracını park etti.

“Siz gidin araştırmanızı yapın gelin. Ben de biraz uzanayım olur mu çocuklar?”

İstanbul Üniversitesi girişi önünden Beyazıt Camii’ne gittik. Caminin sol tarafındaki taşlık araziyle Kapalıçarşı’ya açılan Sedefçiler Kapısı arasındaki bölge Sahaflar Çarşı’ydı.

Burada yüzlerce kitap vardı. Hem tezgâh doluydu, hem de yerde dizilmiş kitaplar üst üsteydi.

Sahaflar çarşısı 15.yüzyıldan günümüze uzanan bir geçmişe sahipmiş.

Eskiden medrese öğrencilerinin ihtiyaçlarını karşılayan sahaf dükkânları, medrese çevresinde bulunurlarmış.

1460 yılında Kapalıçarşı inşaatı tamamlandıktan sonra, bu dükkânlara Kapalıçarşı içinde yer ayrılmış ve sahaf dükkânları bir araya toplanmış.

Burada gerçekleşen büyük İstanbul depremine kadar faaliyet göstermiş; depremden sonra çarşı, bu günkü yerine taşınmış. Ayrıca bugün çarşıda 17’si çift katlı, 23 dükkân bulunmakta.

Yanıma arkadaşlarımdan Mehmet geldi. Dedi ki; “Biliyor musunuz bu çarşı Sahaflar Loncası’na bağlıymış bir zamanlar. Sahaflar esnafı çıraklık, kalfalık dönemlerini geçirmeden ustalığı yükselemezmiş. Hatta Sahaflar dükkânlarını dua ile açar ve dua ile kapatırlarmış.”

“Peki, Sahaflar loncasının piri kimmiş?”

“Hemen söyleyeyim: Sahaflar Çarşısının piri ilk kitapçılardan olduğu söylenen Basralı Abdullah Yetimi Efendiymiş.”

“Hemen bu söylediklerini not edeyim.”

“Bak, elimde bulunan Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde 17. yüzyılda dükkân sayısının 50 ulemaya yani ilim ehline hizmet eden sahaf esnafının da 300 olduğundan bahseder.”

Ben,  Mehmet’le hem sohbet ediyor hem de “İbrahim Müteferrika” ile ilgili kitap arıyordum ve nihayet buldum. Evet,  eski bir kitaptı bu ve bütün detaylarına kadar hayatını kaleme almışlardı. Uygun bir fiyata alıp çantama koydum.

Sonra öğrendim ki, Sahaflar Çarşısı 1950 yılında çıkan alevlerden sonra tamamen yanmış ve içinde bulunan binlerce yazma eser kül olmuş…

İstanbul Belediyesi yanmayan yerleri kamulaştırıp, ahşap dükkânları da betonarmeye çevirerek, çarşıyı bu günkü mimari durumuna getirmiş. Ayrıca çarşının ortasına da ilk Türk matbaacısı olan İbrahim Müteferrika’nın büstünü yerleştirmiş. İşte aradığım karakterin büstü buradaydı ve hemen fotoğrafını çektim.

Bir an önce eve dönüp, İbrahim Müteferrika ile ilgili ödevimi yapmak için can atıyordum.

 

İnci Karaman

 

İsmail Tezer ile yeni kitabını konuştuk
İsmail Tezer ile yeni kitabını konuştuk

* Bu çalışmayı yaparken hedef kitleniz neydi?

“Akif ile Elif İmanın Şartlarını Öğreniyor” isimli altı kitaplık hikâye çalışmamızın hedef kitlesi, başta Can Kardeş okuyucularımız olmak üzere bu konulara ilgi duyan, merak eden ve okumak isteyen herkes, bütün çocuklar ve minik kardeşlerimizdir.

* Çocuklarınız kitabınızı okurken neler hissettiniz? (daha&helliip;)