Kategori: Merhaba

Merhaba
Merhaba

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sevgili Can kardeş;

Dergin adeta Ramazan’a özel bir sayı oldu.

Arif’in Dünyası’ndan tutun, Renkli Düşünceler’e, Bizim Can’dan tutun Vız Vız Arı’ya kadar birçok sayfada Ramazan’la ilgili yazılarımıza rastlayacaksın.

*

Dergin elinde iken, 11 ayın sultanı Ramazan’ı hep birlikte doya doya yaşayacağız.

Çünkü bu ay “mağfiret” ayı. Yani Yüce Allah’ın kullarını bağışladığı ay…

Bu ayda bir ibadet yapmak, başka aylarda yetmiş farz yerine geçermiş.

Bu ay, Allah için açlık ve susuzluk çekme üstelik ibadete karşı sabır gösterme ayıdır.

Sabrın karşılığı ise Cennettir.

Zira, Hadis-i Şerif’te buyrulduğu gibi;

“Bu ayın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da Cehennemden kurtuluştur.” (et-Tergib,2:99)

*

Kampanyamız devam ediyor. Abonesini yenileyen ilk bin 200 okurumuza bir eğitim seti olan tangram hediye ediyoruz biliyorsun. Yeni aboneleri bekliyoruz.

Gözlerindeki nur hiç eksilmesin, Allah’a emanet ol!

Merhaba
Merhaba

Sevgili Can ve Canan Dostum;

Merhaba
Merhaba
Can kardeşim;
Can kardeşim;

 

 

 

Kış tatilini nasıl geçirdin?

Biliyorum ki, zamanını boşa harcamadın.

Biliyorum ki, düşünmeye ve okumaya zaman ayırdığın gibi, oyuna da zaman ayırmışsındır.

Çünkü çalışmak kadar, dinlenmek de bir haktır ve bu hakkını sonuna kadar kullanmalısın.

Diğer haklarım nedir diye sorarsan, söyleyelim;

-Kültürel etkinlikleri için zamana sahip olma hakkı.

-İfade özgürlüğü…

Başka?

-Kendinle ilgili konularda görüşlerini dile getirme hakkı.

…Gibi daha bir çok hak.

Madem düşünce hakkın var, o halde dernek de kurabilirsin.

Madem bu haklara sahipsin, şimdiden haklarını bilmen ve bu konudaki düşüncelerine sımsıkı sahip olman gerekiyor.

Bu haklarına sahip çıktığın müddet içinde, sen bir fertsin.

Her fert bir toplumu oluşturur. Haklarına sahip çıkan toplumun da sırtı yere gelmez evelallah!

*

Bu haftaki dosyamızda “cennet” fikrini işlemeye çalıştık. Renkli Düşünceler, Arif’in köşesi, Mikrofon Sende ve Şiir köşemizde bu konuyla ilgili yazılarımızı göreceksin.

Gözlerindeki nur hiç sönmesin, Allah’a emanet olun.

 

Merhaba
Merhaba

Can dostum;

Bu yılın ilk sayısı ile karşındayız.

Ocak sayımızla birlikte yeni yıla merhaba derken, geçmiş yılın hesabını yaptık mı?

Mesela geçen yılın başında neler yapabileceğimizi planlarken, süreç içinde kaçta kaçını yapabildik?

Bir yılın hesabını geçmişte bırakırken, yeni yılın hesabını da gözden geçirelim bence ve yıl içinde en iyi işlerimizi yapabilmenin gayretinde olmak için,  “artı”larımızın çıtasını yükseltip “eksi”lerimizi en aza indirmemiz gerekiyor.

*

Çünkü zaman gelip geçiyor. Önünde kimse duramıyor. Hatta, Can Kardeş’i ilk okuyan öğrenci bu gün 36 yaşında. Köprülerin altından çok sular aktı.

Yarın sen de büyüdüğünde, bir bakmışsın Can Kardeş’i bir sonraki kardeşlerine tavsiye ediyor bulacaksın.

*

Karlı havanın kendine has bir güzelliği olduğunu biliyorsun. Gökyüzünden gönderilen kar tanelerin her birisinde ayrı bir sanat görmek mümkün. Ve her bir kar tanesinin farklı muhteşem yapıları Allah’ın 99 isminin bir tecellisi gibi değil mi?

Sana düşen bu havada bol bol “tefekkür” etmen.

Gözlerindeki nur hiç sönmesin, Allah’a emanetsin!

Merhaba
Merhaba

Merhaba Can dostum;

Biliyorsun ki, Can Kardeş dergisi uzun yılların birikimi ile çıkıyor. Bu birikimle birlikte nice zorlu yollardan ve yıllardan geçerek bu günlere kadar geldik.

Madem günümüz iletişim çağı… Hem madem iletişimle insanlara ulaşmak çok kolay… O halde biz, neden aktif olarak sosyal medyada olmayalım dedik ve yarım kalan internet sayfamızı tamamlayarak ekranlara taşırdık.

Zaten bazı sosyal medya kanalında iki yıldır vitrindeydik. Şimdi “cankardes.com” sayfamızla kocaman eksiğimizi kapatarak, hem bize yön vermeni sağlayacağız hem de dergine dört elle sarılıp, sahip çıkma imkanına kavuşacaksın.

Zaten şimdiden yeni kardeşlerimiz “abone” formunu doldurarak aramıza katılıyor ve böylelikle “kardeş”lik halkamızı biraz daha genişletiyoruz.

Can dostum;

Can Kardeş’le ilgili düşüncelerini anında bize iletiyorsun… Editörünüz İrem abla, bütün sorularınıza mutlaka cevap verecektir. Dergi ile ilgili taleplerin, tekliflerin veya çalışmaların varsa bize gönderiyor ve biz de gerekeni yapıyoruz.

**

Dergin yine çok şenlikli. Demokrasi konusunu öne çıkardık. Hikaye, çizgi-roman bilmece ve bulmacaların yanı sıra, derginin tam ortasına 2017 takvimini senin için hazırladık.

 

Gözlerindeki nur hiç sönmesin, Allah’a emanet ol.

Merhaba
Merhaba

Can dostum!

 

Yaprakların iyice sarardığı bir ay yaşıyoruz. Ağaç dallarında vakti biten yapraklar, kaldırım üstüne dökülüyor bir bir. Paltolarımızı gardroptan çıkardık. Annemiz-babamız üşümemizi, hasta olmamızı istemez… Onları üzmemek ve sağlığımız için kalın giyinmemiz gerekiyor.

*

Geçmişte annemiz ve babamız onlarca çeşit oyun oynarmış.

Birdir bir, ip atlamaca, ebe-sobe gibi çeşit çeşit oyunları birebir veya grup halinde oynarlarmış. Gerçi üstleri başları kirlenirmiş, ama hem günün yorgunluğunu çıkarırlarmış, hem de oyun oynarken hayata dair birçok şey öğrenirlermiş. Stres filan bilmezlermiş.

Şimdi oyunların şekli değişti. Artık sokaklarda oyun oynayan kalmadı. Kendi dünyamıza kapanıp, koltuklarımıza gömülüyor ve tablet bilgisayardaki oyunlarla günümüzü geçiriyoruz. Peki, teknolojik gelişmeler sonucu elektromanyetik dalgaların üzerimizde bıraktığı zararlara ne diyeceğiz?

Cep telefonları, baz istasyonları ve kablosuz internet gibi yaygın olarak kullanılan elektronik eşyaların bizim sağlığımıza etkilerini hiç düşünüyor muyuz?

Öyle ya, cep telefonlarından ve masamızdaki bilgisayarların yaydığı ışınlar vücudumuzdaki kanserojen etkileri yoğunlaştırırken, stres ve depresyon gibi ruhi hastalıkları da beraberinde getiriyor.

*

Sevgili arkadaşım, bu ayki sayımızda işte bundan bahsettik. Senin de bu konudaki düşüncelerini bilmek isterim.

Çizgi romanlar, karikatürler, bilmece ve bulmacalarla dolu dergin senin için hazırlandı. Haydi, sayfaları çevirebilirsin.

Gözlerindeki nur hiç sönmesin,

Allah’a emanet ol!

 

Merhaba
Merhaba

Merhaba sevgili Can dostum;

Kurban bayramı geldi çattı. O güzelim cennet binekleri, son vazifelerini hakkıyla yapabilmek için evlerimizin bir köşesinde bizi bekliyor olacak.

Allah, ne güzel yaratmış ki, onları bize hizmetçi kılmış.

Peki, “Kurbanlıklar mahşerde bizi nasıl tanıyacak ve Sırat köprüsünden geçirecek?” diye soruyorsundur elbet.

Söyleyelim;

Koyunların ortalama 50 tane yüz tanıma yetenekleri olduğunu ilim adamları tesbit etmiş.

Yani, uzmanlar koyunların bu hafıza yeteneğinin insanlar gibi olduğunu söylüyor.

Koyunlar birbirini tanımakla kalmayıp 2 seneye kadar hafızada tutabilirmiş. Bu da bilim adamlarını, acaba hatırlamanın yanı sıra, hatırladıklarını düşünüp özlüyorlar mı sorusunu sormaya itmiş.

Yani kurban için Cennete gönderilen koyunları bir düşünün, sizi tanıyacak ve sırtına alıp Sırat köprüsünden geçirecek. Harika değil mi?

*

Okullar açılıyor. Öğretmenlerini ve arkadaşlarını özlediğini biliyorum, peki onlar da seni özledi mi? Okullar açılsın göreceksin.

*

Sayfalarımız cıvıl cıvıl. Bu cıvıltıya bir yenisini daha ekliyoruz bu ay. Geçen ay dergimizin de grafik tasarımını yapan Şeyda ablamız, sevimli ikiz karakterleriyle sayfalarımızda yerini alacak, bakalım beğenecek misin?

*

Gözlerinizdeki nur hiç sönmesin, Allah’a emanet ol!

 

Merhaba
Merhaba

Sevgili küçük dostum;

Savaşlar acı verir. Yürekleri yaktığı gibi ocakları da yakar.

Savaş ortasında çocuk olmanın ne olduğunu bilmiyoruz. Ama komşu ülkelerden göç eden minik arkadaşlarımızın içine düştüğü durum bizi de üzüyor. Savaş ortasında çocuk olmak; bombaların nereye düşeceğine aldırmadan sokağa çıkıp oyun oynamak demektir…

Silahların, bombaların hep oyuncak olduğunu düşünerek oynamak… Aslında dünyada olup biten her şeyden haberdardır o dostlarımız. (daha&helliip;)