Kategori: Merhaba

Merhaba
Merhaba

Can Kardeş’im!
Çocukluğumda “Uzay Yolu” dizisini ilk izlediğimde, uzayın “Ne kadar büyük bir yer” olduğunu düşünmüştüm.
Daha sonra “o yer”in aslında bir sonsuzluk yeri olduğunu kitaplardan öğrendim.
Bu ayki derginizin konusunu da “Keşfedilmeyen sonsuzluk: Uzay”ı işledik.
Meraklı Arif babasına “Uzaylılar var mı?” diye soruyor. Sahi şu kocaman kâinatta dünya minicik bir nokta gibi görünürken, aralarında milyarlarca yıl uzaklıkta mesafesi bulunan uzay bomboş mu? Arif’in merakına ortak oluyoruz. Acaba babası ona ne cevap vermiş, birlikte okuyalım.
Lemanur’un bu ay da fikri gelmiş, diyor ki, “Hep birlikte aile toplantısı yapalım mı?”
Fena fikir değil. Babalarımızın şirket toplantılarına ayırdığı zaman, aile toplantısına ayırdığı zamandan çok fazla olunca, ortaya bu fikir çıkmış… Okuyalım ve biz de kendi ailemize uygulayalım bence.
“Ne Haber” köşemizi hazırlayan Kübra Örnek, NASA Uzay Merkezi’nde onurumuz olan Umut Yıldız’ı konuk etmiş sayfasına… Umut Yıldız diyor ki, “Türk insanının hiçbir eksiği yok. Sadece fırsatlar verilmiyor. Birtakım fırsatların verilmesi lazım. Ancak o zaman uluslararası alanda bilim yapabiliriz” diyor. Haksız mı?
Nurşin’in Mutfağı’nda makarna mantının tarifini veriyoruz. Tarifini alalım ve ailemize sürpriz yapalım ne dersin?
Devamını anlatmayalım. Sen bir an önce sayfaları çevirmeye başla.
Gözlerindeki nur hiç sönmesin, Allah’a emanet ol.

Şşştt!!! Sessiz Olun, Canlılar Kış Uykusunda!
Şşştt!!! Sessiz Olun, Canlılar Kış Uykusunda!

Şşştt! Sessiz olun arkadaşlar! Burada uyuyanlar var!
-Aa, neden ve kimler uyuyor ki?
Bilmem, bunu araştırabiliriz. Haydi, gel biraz belgesel izleyelim. Ne dersin?
-Bence bu hayvanlar kış uykusuna yatmış.
Kış uykusu mu, o da ne? Yani, sadece kış mevsiminde mi uyuyorlar?
Bak, şimdi daha çok merak ettim. Hadi bir an önce televizyonu açalım.
Hem, öğrendiğimiz bu bilgileri arkadaşlarımızla paylaşırız.
-Çok güzel bir fikir!
Dikkatle izleyelim…
Bak, görüyor musun?
Diyor ki; hayvanlar, hayatını daha sağlıklı bir şekilde devam ettirmek için kış uykusuna yatar.

-Peki, kış uykusuna yatan hayvanlar hangileri?
Televizyon sanki sesini duydu! Şimdi gösteriyorlar. Dikkatlice takip edelim.
-Sevimli ayılar, minik kurbağalar, dev köpekbalıkları, radar yarasalar, yılanlar, kemirgen hayvanlar hatta kaplumbağalar bile kış uykusuna yatarmış.
Sen de benim gibi şaşırdın mı? Dur dur! Bak bu konu hakkında bilgi veriyorlar.

UYKUCU AYILAR

Demek ayılar kış uykusuna yatıyormuş, baksana bebek gibi uyuyorlar!
Aa, aldıkları kiloları kışın uykusunda yakıyor, vücutlarındaki yağları da proteine çeviriyorlar.
-Peki, ayılar ne kadar süre kış uykusunda yatar? Türlerine göre değişiyormuş. Ama en fazla 7 ay uykuda kalıyorlar.

İRİ GÖZLÜ UYKUCU; KURBAĞALAR

-İnanmıyorum, kurbağalar da mı kış uykusuna yatıyor?!
Dahası; kurbağalar uyurken kalbi durur, nefes alıp veremez… Vücudundaki suyun çoğunluğu buza döner. Kurbağa, adeta taş gibidir; matlaşır, vücudu katılaşır. Ancak iç organları donmadan muhafaza edilir. Sinir sistemi iptal olduğu için oksijen dahi alamaz. Mevsim sonrası ancak buzlar erirse, kalbi atmaya başlar ve normal hayatına dönebilir. Adeta geçici bir ölüm yaşar ve sonra tekrar hayata merhaba der. Acaba bu bize neyi hatırlatır?

OKYANUSTA KIŞ UYKUSU

-Nasıl olur? Hiç köpek balığı kış uykuna yatar mı?
Okyanuslarda gördüğümüz köpek balıkları suyun soğumasından dolayı pek fazla yiyecek bulamayınca, okyanusların derinliklerinde uyuyorlarmış.

BİLGE UYKUCU: KAPLUMBAĞALAR

Gelelim kaplumbağaya;
Kaplumbağaların da çoğu kış uykusuna yatmaktadır. Hatta evde beslenen su kaplumbağaları da bu grubun içerisinde yer almaktadır.
Birçok kişinin evde beslediği su kaplumbağasını kışın öldü diye gömdüğü bilinmektedir.

CANLILAR KENDİNİ ŞARJ EDİYOR

Kimler var diye merak ettiğimizde, böcekler, yarasalar, yılanlar ve hatta kemirgenler de kış uykusuna yatar.
Yani, kış uykusuna yatan uykucu hayvanların yanı sıra, ağaçlar, bitkiler de nasipleniyor. Adeta birçok canlı kendini “şarj” ediyor diyebiliriz. Yani güç
toparlıyorlar. Her canlı Allah’ın çizmiş olduğu sınırlar içinde geçici bir ölüm yaşıyor, ardından yeni bir başlangıçla baharda gözlerini açıyor.
Bu da bize yeni bir hayatın var olduğunu apaçık göstermiyor mu arkadaşlar?

Merhaba
Merhaba

Can Kardeş’im!

Yenilik her zaman olması gereken bir kavram.
Ne diyor canım Peygamber Efendim (asm); “Bir günü bir güne eşit olan, zarardadır.”
Yenilenmek hem paslanmamızı önler, hem de ufuk açmamızı sağlar.
Çocuk dergiciliğinde Can Kardeş, her daim yenilikçi olmuş ve bu alanda diğer dergilere pusula olmuş, yol göstermiştir.
Bize yenilik ve dinamizm katan unsur kuşku yok ki, siz değerli okurlarımızdır.
Bu vesileyle Can Kardeş’le büyüyen ağabey ve ablalarımızla sık sık bir araya geliyor ve nasıl daha iyi bir Can Kardeş Dergisi çıkarabiliriz diye kafa yoruyoruz.
Pek tabii, ortaya çok güzel fikirler çıkıyor ve biz de bu fikirleri elimizden geldiği kadar değerlendiriyoruz.
*
Bu sayımızda yeniliklerimiz işte bu sohbetlerden doğan fikirlerden oluşuyor;
Nurefşan Akkaya’nın kaleminden “Nurşin’in mutfağı” küçük hanımlara çok şey katacak.
Eski(meyen) yazarımız Mehtap Yıldırım Yükselten tekrar aramıza döndü ve “Padişah ve iki yolcu” hikâyesini kaleme aldı.
Ayrıca, Lemanur kardeşimiz yaşıtları için “Bir fikrim var” sayfasını hazırladı. İlginç tavsiyelerde bulunan Lemanur, bakalım hangi fikirle karşımızda olacak?
Yine senin yaşıtın olan ve ilk sayfasını bizler için çizen Semanur kardeşimiz de “Mavi Saçlı Kız” çizgi dizisiyle bize merhaba diyor. Bakalım beğenecek misin? Daha çok sürprizlerimiz var. Ama biraz sabır!
*
Gözlerindeki nur hiç sönmesin, Allah’a emanet ol!

Sevgili Can Kardeşim;
Sevgili Can Kardeşim;

Yine seninle birlikte olmanın sevincini yaşıyorum.
Dünya Engelliler Günü münasebetiyle dergimiz özel dosyalar hazırladı.

Bu dünya madem ahiretin bir tarlası, o halde burası bir imtihan yeridir diyebiliriz.
Bu yüzden, her insan aslında bir engelli adayıdır.
Bu yüzden, her engelli sıradan insanların sahip oldukları hak ve hürriyetin tamamına sahiptir, şu veya bu şekilde
iptal edilemez.
Bu yüzden, hasta ve engelli olmak bir imtihan ise, engelliliğe sabretmek de imtihanın parçasıdır.
*
Efendimizin (asm) bedeni kusurlu olan ve çölde yaşayan bir sahabesi varmış. Bir defasında Medine pazarında
yine satış yaparken, Peygamberimiz (asm) ona arkadan yanaşır ve şaka ile karışık şöyle buyurmuş:
“Bir kölem var, satıyorum, onu benden kim alır?”
Köle ise, “Ey Allah’ın elçisi beş para etmez sakat köleyi kim satın alır?”
Şaka o andan itibaren biter ve Peygamber Efendimiz bütün ciddiyetiyle; “Ya Zahir! And olsun ki, sen Allah’ın
katında değersiz değilsin tam aksine çok değerlisin” der.
Allah’ın elçisinin böylesine değer verdiği kullarından biri olmak ne güzel!
*
Geçen ay dolu dolu bir fuar süreci geçirdik.
Can Kardeş Dergisi ve yayınları olarak ilk kez, 36. TÜYAP Kitap Fuarı’na katılarak okurlarımızın karşısına çıktık.
Can Kardeş’e ilgi olduğu kadar yayınlarına da çok talep olduğunu gördük. Bu vesileyle yayınlarımızın artarak devam etmesini planlıyoruz.
Gayret bizden, Tevfik Allah’tan. Gözlerindeki nur hiç sönmesin,
Allah’a emanet ol.

Merhaba
Merhaba

Can Kardeşim;

Çocuk Hakları Bildirgesi altıncı maddesi şöyle der;

-Yaşamak, her çocuğun temel hakkıdır ve herkesin ilk görevi çocukların hayatını korumaktır.

Ne yazık ki bugün egemen güçler mazlum ülkelerin çocuklarına hayat hakkı tanımamakta ve acımasızca ortadan kaldırmaya yönelik eylemlerde bulunmaktadır.

Gücü kuvvette bilen ülkelerin ilk hedefinin İslâm coğ­rafyasında yaşayan çocuklar olması ve onlar üzerinden sistematik yok etme planlarını uygulamaları anlamlıdır.

Çünkü çocuk gelecektir, istikbaldir.

Çünkü çocuk, yeni bir ufuktur.

Çünkü biz, hiçbir çocuğun kalbini kırmayan bir Pey­gamberin (asm) ümmetiyiz.

Derginiz her zaman olduğu gibi Arakan’da zulme uğrayan çocukları gündemine taşıyor ve bu konudaki hassasiyetini ortaya koyuyor…

Gözlerindeki nur hiç sönmesin. Allah’a emanet ol.

Merhaba
Merhaba

Yine birlikteyiz Can Kardeşler!

Bu sayımızda cumhuriyetin temel prensiplerinden bahsettik.

Hemen hemen birçok ülkenin tek orta yanının devlet başkanlığı makamının babadan oğula miras kalmadığını ve “cumhuri” sistemin, yani halk çoğunluğunun önemine vurgu yapmaya çalıştık. İşte bu sistemin ne olduğuna dair Bediüzzaman Dede bize yol gösteriyor.
*
Cumhuriyeti belirleyen prensiplerin aslında “dindar bir cumhuriyetçi”den geçtiğini gösteren Bediüzzaman Dede’nin verdiği örnek önemli.

Renkli Düşünceler köşemizde bu konuyu gündeme getirirken, çizerimiz Hayreddin Ekmen ağabey de Bediüzzaman Dede’nin hayatından bir kesit çizerek bizlere aktarıyor.

Dahası; cumhuriyetin temel özelliklerini hem anne ve babanızla karşılıklı konuşun hem de önemine binaen ödevinize de katkıda bulunacaktır derim.
*
Gözlerinizdeki nur hiç sönmesin, Allah’a emanet olun.

Merhaba
Merhaba
Sevgili Can Kardeş’ler!
Yaz tatilini geride bıraktık.
Hak ettiğimiz tatili en güzel şekilde, eğlenerek, okuyarak ve yaz kamplarında faaliyet yaparak geçirdik.
Şimdi okullar açıldı, ders başı yaptık. Kendimizi yenilemenin vaktidir.
Bu ne demek… Şu demek, eğitim hayatımıza yeni bilgiler ekleyerek kendimizi yenileyeceğiz demek.
Yeni bilgiler, taze fikirler demek. Öyle ya, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunur mu?
Hayata atıldığımız zaman öğrendiğimiz her bilgi bizim pusulamız olacak.
Can Kardeş Dergisi işte bu gaye ile yola çıktı ve her zaman size yön gösterebilmek, hatta ilham verebilmek
için yayın hayatını sürdürmeye devam ediyor.
Bu yüzden desteğiniz önemli. Çünkü Can Kardeş sizin derginiz.
Hacı adaylarımız Arafat’ta vakfeye durdu.
Ellerini semaya açıp dua ettiler.
Kâbe’nin örtüsüne yüz sürüp
Allah’tan af dilediler. Kurban kesip Allah’a yalvardılar.
Bu vesileyle Kurban Bayramınızı Can Kardeş ailesi olarak en kalbî duygularla tebrik eder, gözlerinizden
öperim. Gözlerinizdeki nur hiç sönmesin, Allah’a emanet olun.
Merhaba
Merhaba

 

Tarih şuuru olmayan, geleceğini kuramaz. Can Kardeş Dergisi kurulduğu günden bu yana,hep tarih sevgisini okurlarımıza vermeye çalıştı.
Bu sayımızda olduğu gibi… Ağustos sayısında mümkün olduğu kadar, tarih bilgisini farklı şekillerde yansıtmaya çalıştık.

Nice büyük zaferlerin kaynağına baktığımızda “sonuç” odaklı değil, “süreç” odaklı olduğunu gördük. Yani, gerek Selçuklu devlet adamları,
gerekse Osmanlı devlet yöneticileri sadece işlerini yapmış, üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmiş ve “sonucu” Allah’a bırakmışlardır.
*

Aynı zamanda Renkli Düşünceler’de ve İsmail Tezer ağabeyinizin Arif’in Dünyası köşelerinde konuyla ilgili yazıları göreceksiniz.

Yaz tatili devam ediyor. Çizgilerimiz hem eğlenceli, hem de öğretici… Vız Vız Arı, Uçan Çocuk ve özellikle bu sayıda sayfasını arttırdığımız özel Çizgilerle Kıssalar bölümümüz sizleri bekliyor. Okuyup bize düşüncelerinizi yazın olmaz mı?

Gözlerinizdeki nur hiç sönmesin,  Allah’a emanet olun.

Merhaba
Merhaba

Yaz tatilinin en sıcak dönemlerini yaşıyoruz. Bu vesile ile, tatilimizi iyi ve verimli geçirmek elimizde.

İşte bunlardan bir tanesi; her bir harfine on sevap yazılan yani on cennet meyvesi haline gelen Kur’an-ı Kerim’i öğrenmek.

Hz. Ali’nin bir sözü var, “Bana bir harf öğretenin kölesi olurum” diye.

Kim, her bir harfe karşılık on cennet meyvesi kazanmak istemez ki?

İşte fırsat.

*

Düşünün bir kere;

Kur’an’ın her bir harfine karşılık, İlahi rahmet tarafından bir sevap sünbülleniyor. Hatta bazen de yetmiş.

Eğer Ayet-ül Kürsi öğrenirseniz yediyüz…

Eğer ihlas suresini öğrenirseniz, bazen bin beşyüz…

Hatta, mühim gecelerde okunan ayetler gibi on bin sevap kazanmak da mümkün.

*

Bediüzzaman dede diyor ki:

“Evet herbir harfi otuzbin baki meyveler veren Kur’an-ı Hakim, öyle nurlu bir tuba ağacı hükmüne geçiyor ki, milyonlarla baki meyveleri kazandırır. İşte gel, bu kudsi ebedi, karlı ticarete bak, seyret ve düşün ki: Bu harflerin kıymetini takdir etmeyenler ne derece hadsiz bir zararda olduğunu anla!”

O halde, haydi hep birlikte karlı ticarete!

Gözlerindeki nur hiç sönmesin, Allah’a emanet ol.

Merhaba
Merhaba

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sevgili Can kardeş;

Dergin adeta Ramazan’a özel bir sayı oldu.

Arif’in Dünyası’ndan tutun, Renkli Düşünceler’e, Bizim Can’dan tutun Vız Vız Arı’ya kadar birçok sayfada Ramazan’la ilgili yazılarımıza rastlayacaksın.

*

Dergin elinde iken, 11 ayın sultanı Ramazan’ı hep birlikte doya doya yaşayacağız.

Çünkü bu ay “mağfiret” ayı. Yani Yüce Allah’ın kullarını bağışladığı ay…

Bu ayda bir ibadet yapmak, başka aylarda yetmiş farz yerine geçermiş.

Bu ay, Allah için açlık ve susuzluk çekme üstelik ibadete karşı sabır gösterme ayıdır.

Sabrın karşılığı ise Cennettir.

Zira, Hadis-i Şerif’te buyrulduğu gibi;

“Bu ayın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da Cehennemden kurtuluştur.” (et-Tergib,2:99)

*

Kampanyamız devam ediyor. Abonesini yenileyen ilk bin 200 okurumuza bir eğitim seti olan tangram hediye ediyoruz biliyorsun. Yeni aboneleri bekliyoruz.

Gözlerindeki nur hiç eksilmesin, Allah’a emanet ol!