Kategori: Bilim Teknik

TABİATIN GÖNÜLLÜ TEMİZLİKÇİLERİ
TABİATIN GÖNÜLLÜ TEMİZLİKÇİLERİ

Dünyamızda milyonlarca belki milyarlarca canlı yaşıyor. Bunların bazıları ormanlarda, bazıları denizlerde, bazıları ise havada hayatına devam ediyor. Bu canlıların olduğu manzaraları seyretmeye doyamıyoruz öyle değil mi? Peki, bu manzaralarda gözümüzü rahatsız eden bir şeyler görüyor muyuz? Denizlerde binlerce balık yaşıyorken nasıl bu kadar temiz kalabiliyor? Peki, ya ormanlar? Ormanlarda da çeşit çeşit kuşlar, tavşanlar, tilkiler ve kurtlar var. Bu kadar kalabalık olmalarına rağmen hiç kir, pis ya da dağınıklık görüyor musunuz? Yoksa bu yerlerin görünmeyen temizlikçileri mi var? (daha&helliip;)

Aaa, ne kadar da benziyooor!
Aaa, ne kadar da benziyooor!

Kâinattaki tüm meyve ve sebzeler sağlık açısından çok önemli vitamin ve mineraller içerir. Allah, tüm bu nimetleri biz insanlara faydalı olduğu için yaratmıştır. Hiç aklınıza, bu gıdaların vücudumuzdaki organlara benzediği gelir miydi?

Kalp Dostu Domates

Mesela domatesi ele alalım. Domates, kalp gibi kırmızı renkte ve odacıklardan oluşur. Domates, kalp hastalıklarından korunmamıza yardımcı olur ve kalbimizi korur. Aynı zamanda vücudumuzdaki kanın üretilmesini sağlar.

Küçük Beyin, Ceviz

Ceviz şekil olarak beynin loblarına benzer bir özellik gösterir. Cevizin üzerindeki kıvrımların ve hatların insan beyninin görünüşüyle aynı olması sizce şaşırtıcı değil mi? Cevizde yüksek oranda omega-3 yağı içerdiği için beyin sağlığını korur ve hâfızayı
güçlendirir. Birçok vitamin ve mineral açısından en değerli ve bir o kadar da lezzetli olan bir kuruyemiştir. Ceviz içinin, dış sert kabuğuyla korunduğu gibi cevize benzer beynimizin de kafatasıyla korunduğunu hiç düşündünüz mü?

Göze Benzerliği İle Havuç

Sağlığımız için en önemli sebzelerden biri de havuçtur. Aynı zamanda A vitamini yönünden zengin olan havuç, göz sağlığımız için de vazgeçilmez bir besindir. Havuç dilimi insan gözüne benzer. Eğer siz de bir havucu enine keserseniz, iç kısmının görüntüsünün göz bebeğine ne kadar benzediğini görebilirsiniz.

Güçlü Kemiklerin Sırrı Kereviz

Yararlarını saymakla bitiremeyeceğimiz sebzelerden bir tanesi de kereviz. Kereviz sebzesinin sapında bol miktarda K vitamini bulunuyor. Biliyoruz ki, K vitamini kemiklerimiz ve iskeletimiz için çok önemli bir vitamin. Şekil olarak da kemiklere çok benzeyen kereviz sapı, kemiklerimize güç verir, aynı zamanda da kalp ve göz sağlığımız için çok faydalıdır.

Sağlıklı Dişler İçin Çilek

Dişin ve çileğin iç kısmı birbirine gerçekten çok benzerdir. Hem lezzetli hem de sağlıklı bir meyve türü olan çilek, tam bir vitamin ve mineral deposudur. Çilek, dişlerimizin daha güçlü olması ve diş etlerinin sağlıklı olmasına katkı sağlar, aynı zamanda dişleri çürümeye karşı da korur. Diş çürümesinin önlenmesine yardımcı olan çilek, dişlerin çürümesine neden olan her türden yiyecek ve
içeceğin, verecekleri zararı azaltmaya da yardımcı olur. Zengin C vitamini içeren çilek, güçlü ve sağlıklı dişlere, diş etlerine ve ağız yapısına sahip olmanızı sağlar.
Besinlerin faydalarını saymakla bitiremedik öyle değil mi? Bedenimiz için gerekli olan bu nimetleri gönderen Allah’ımıza çok teşekkür ederiz.

Tuğba Karakurt

 

“Kelebekler, ben beklemem”
Dikkat, Yaklaşmayın Çarpar!
Dikkat, Yaklaşmayın Çarpar!

Çevremizdeki olayları anlamak için beş duyu organımızı kullanırız. Kulaklarımızla işitir, burnumuzla koklar, dilimizle tat alır,
gözlerimizle de görürüz. Peki ya, hayvanlar çevrelerindeki olayları nasıl algılar? Aslında onlar da bizim gibi duyu organlarını kullanırlar. İşitir, koklar, tat alırlar. Ancak deniz altında yaşayan bazı balıkların iletişimi biraz daha farklı…
O halde elektrikli balıklarla tanışmaya hazır mısınız? Tüm hayvanlar elektrik akımı üretir. Bu elektrikli hayvanların bazısı yüksek derecede elektrik üretirken bazısı da karşısındaki hayvan hareket ederken ürettiği elektriği algılayabilir. Bir kısmı ise her ikisini yapabilir. En önemlisi de bu balıkların ürettiği elektrik akımı kendilerine hiç zarar vermez… İlginç değil mi?

Bu balıklar bulanık ve çamurlu suda yaşar. O nedenle av bulmaları ve kendilerini düşmanlardan korumaları çok zordur. Bu zorlukları aşabilmeleri için, Allah onları böyle bir mekanizma ile yaratmıştır. Bu elektrikli canlılar iletişim kurmak, yön bulmak, bazı durumlarda elektrik şoku vererek avlanmak ve kendini korumak için elektrik üretebilen organlara sahiptir. Elektrikli organ diye bilinen bu yapıların içinde ‘elektrosit’ adı verilen ve elektrik üretebilen hücreler bulunur. Bu, çevresinde bir elektrik alanı oluşmasına sebep olur. Eğer bu elektrikli alana bir hayvan girerse algılayıcıları sayesinde hemen fark edip gereğini
yaparlar.

İşte böyle arkadaşlar;
Allah, denizdeki tüm canlılar için hem savunma mekanizması hem de avlanma mekanizması yaratarak kainatta bir denge oluşturmuştur.

Tuğba Karakurt

KIZIL GEZEGENİ KEŞFEDELİMMM!
KIZIL GEZEGENİ KEŞFEDELİMMM!

Merhaba Çocuklar,
Size birkaç soru sorayım:
-Başka gezegenleri merak ediyor musunuz?
-Sizce diğer gezegenlerde hayat olabilir mi?
Gelin bu sayımızda hep birlikte gökyüzünü inceleyelim.
Roketimiz hazır 3, 2, 1…
Veee! Ateş!

KIZIL GEZEGENİ KEŞFEDERKEN

Mars, Güneş sistemindeki 4.gezegendir.
Kızıl renkte tozlu ve kayalıklı bir yüzeyi vardır. İnce bir atmosfere sahiptir. Pas gibi bir tozla kaplı olduğu için de ‘kızıl gezegen’ lakabını almıştır. Bu gezegende kum fırtınaları görmek mümkündür.

KOMŞU GEZEGEN MARS

Mars, dünyamıza en yakın gezegendir.
Mars’ı bilim insanları için özel bir gezegen yapan özelliği, yüzeyinin yeryüzüne çok benziyor olmasıdır.
Mars’ın gece-gündüz düzeni ve mevsimleri dünyanınkine çok benzer. Güneşe dünyadan daha uzak olduğundan Mars Dünya’ya göre daha soğuk bir gezegendir. Mars’ın gökyüzü gündüzleri pembemsi Güneş batarken soluk ve mavi renktedir. Sizce de dünyadakinin tam tersi gibi değil mi?

MERAKLI ROBOT CURİOSTY!

Mars yüzeyinde araştırmalar yapmak üzere çeşitli robotlar bu kızıl gezegene gönderiliyor.
”Curiosity” Mars’a gönderilen robotlar içerisinde bilimsel deneyler yapabilen, bilgi toplayabilen ve fotoğraf çekebilen en modern kâşif robotudur. Küçük bir otomobil büyüklüğündedir. Curiosity Mars’a gönderilen diğer robotlardan 5 kat daha fazla büyük ve 10 kat daha fazla ekipmanı taşıyabilecek özelliktedir. Bu meraklı robotun görevi kızıl gezegende farklı canlıların yaşayıp yaşamadığını öğrenmektir.

Tuğba Karakurt

Hayvanlar Buzullarda Nasıl Yaşar?
Hayvanlar Buzullarda Nasıl Yaşar?

Merhaba sevgili çocuklar!
Karlı sahillerde ve buzullarda hayatın nasıl olduğunu bilen var mı? Buzullarda yaşayan hayvanları diğer hayvanlardan ayıran özellikler nelerdir? Kutuplarda yaşayan hayvanlar gerçekten de hiç üşümezler mi? İşte bu yazımızda sizin için kuzey kutbu hayvanlarını araştırdık ve bu soruları cevapladık.
Kutuplar oldukça karlı ve buzludur. Sık sık kar fırtınaları olur. Kutup bölgesinde yaşayan canlıların, tropik bölgede yaşayan canlılara göre on kat daha fazla koruyucu bir vücut örtüsüne sahip olması gerekir. Ancak bu şekilde suda ve buzda hayatlarını sürdürebilirler.
Şimdi hazırsanız, soğuğa dayanıklı, ama bir o kadar da sıcakkanlı olan sevimli arkadaşlarımızı tanımaya başlayalım.

Kalın kürklü kutup ayıları

Kutup ayılarının çok kalın kürkleri vardır. Derilerinin altındaki 10 cm’lik yağ tabakası onları soğuktan korur. Allah, bu canlılara özel bir kıyafet giydirmiştir.

Tonton balıklar foklar

Fok balıkları ise hayatlarının çoğunu suda geçirdikleri halde ne suda ne de buzda üşümezler.
Bunun nedeni tıpkı kutup ayıları gibi derilerinin altında kendilerini soğuktan koruyan, yağ dolu özel bir dokunun olmasıdır.
Allah, fokları buzlarla kaplı bir ortamda yaşayacak özelliklere uygun olarak yaratmıştır.

Komik yürüyüşlü tombik kuş; Penguenler

Kutupların en dayanıklı canlılarından biridir.
Hem de vücutlarının neredeyse tamamı tüylerle kaplıdır. Sırtında siyah ya da gri renkli, karın bölgesinde de beyaz renkli tüyler bulunmaktadır.
Üstelik Penguenler de vücutlarının oldukça yağlı olmasından dolayı çok düşük sıcaklıklara dahi dayanabilirler.

Bir deneye ne dersiniz?

İsterseniz gelin hep birlikte, kutuplarda yaşayan canlıların vücutlarındaki yağ tabakasının onları soğuktan nasıl koruduğunu öğrenelim. Hazırsanız deneyimize başlayalım.

Gerekli malzemeler:
-Margarin
-Buz dolu bir kap
-Plastik eldiven

İlk olarak, elimizi eldiven giymeden buz dolu kabın içine sokalım. Sizin de eliniz üşümeye başlamış olmalı. Gerçekten de dondurucu bir soğuk, öyle değil mi? Şimdi de eldivenimizi giyelim ve margarini elimize iyice yayalım. Elimizi tekrar buzlu suya soktuğumuzda, elimizin üşümediğini göreceğiz.
Sonuç sizi de şaşırttı mı?

Tuğba Karakurt

SÜP… SÜP… SÜPPER KARINCALAR!!!
SÜP… SÜP… SÜPPER KARINCALAR!!!

Merhaba sevgili arkadaşlar!
Bu sayımızda size süper bir kahramanımızdan bahsedeceğim. Kendinden 5 bin kat fazla yükü taşıyan süper bir kahraman olur mu? Kim mi bu kahraman? Süperman ya da Spiderman mi? Yoksa kendi küçük ama marifeti büyük bir karınca mı?
Dünyada bulunan en fazla canlı türü karıncalardır. Günümüzde yaklaşık olarak 14 bin civarında karınca türü olduğu tespit edilmiştir. Üstelik insanlara oranla yaklaşık 20 milyon kat daha uzun yaşarlar.
Dahası ihtiyacı olan besinleri üretir ve depolar. Karıncalar dünyadaki biyokütlenin yaklaşık olarak yüzde 20’sini oluştururlar.
Yani dünyada her beş canlıdan biri karıncalardır.

OTOMOBİL TAŞIYAN ROBOT KARINCALAR

Stanford Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı, canlıları taklit ederek yeni robot sistemleri geliştirmeyi hedefliyor. Yapılan son denemede 100 gramlık 6 minik robottan oluşan bir robot takımı, bin 800 kilogram ağırlığındaki bir otomobili çekerek yerinden oynatmayı başardı.
Söz konusu çalışmada ağır yüklerin bir noktadan çok büyük kuvvetle çekilerek taşınması yerine, tıpkı karıncalarda olduğu gibi çok noktadan küçük kuvvetler uygulanılarak birtakım çalışmasıyla çekilmesi denendi. Bilim insanları kalabalık bir karınca grubunun yük taşıma işleminde, her bir karıncanın 6 ayağından 3’ünü etkin olarak kullandığını keşfetti.

“Karıncalarda olduğu gibi grup olarak çalıştıklarında mikro- römorkör robotların çekemeyecekleri ağırlık yok” diyen araştırmada görevli bilim insanı David Christensen, çalışmadaki ağırlıkların daha iyi anlaşılabilmesi için şu örneği veriyor:
“Ağırlık oranı düşünüldüğünde çalışmamızdaki 6 minik robotun bir otomobili çekmesi, 6 insanın bir Eyfel Kulesi’ni ya da 3 Özgürlük Anıtı’nı çekmesi ile eşdeğer.”

KARINCALAR KENDİNDEN BÜYÜK YÜKLERİ NASIL KALDIRIR?

Karıncalar üzerine birçok araştırma yapılmakta. Bu araştırmalar sonucunda kendi ağırlıklarının 5 bin kat daha fazla yük taşıdığı sonucuna varılmıştır. Karıncaların bu özelliği biyokemiklerinin gelişmiş olmasıdır. Boyundaki eklem, kompleks ve entegre mekanik bir yapıya sahip olmasıdır.
Tüm ağırlıklarını boyun eklemine vermesi daha ağır yük taşımalarına imkân tanır. Ağır yükleri taşırlar ve yapısal olarak kendilerini geliştirirler.

PEKİ, BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

Karıncalar dalgıç gibi yüzebilirler. Karıncalar hayvanlar âleminin en tutumlu hayvanlarıdır. İhtiyaçlarından fazlasını tüketmezler.
Görme konusunda zayıf olan karıncalar, yollarını yaydıkları kimyasal kokular sayesinde bulur. Karıncaların tek hat üzerinde
hareket etmeleri bundandır.

Tuğba Karakurt

Enerji Üreten Teknoloji; Çevre Dostu
Enerji Üreten Teknoloji; Çevre Dostu

Arkadaşlar, Çevre nedir?
Çevre, canlıların hayat boyunca ilişkilerini sürdürdükleri, karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları, fiziki, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel ortam yani içinde yaşadığımız doğal ortamdır.
Peki enerji ne demek?
Enerji, bir sistemin iş yapma kapasitesidir. Pek çok biçime girebilmesinden dolayı enerjinin kapsamlı tanımını yapmak imkânsızdır. Enerji, fizikte temel önemdedir.Bu iki kavram birbirinden ne kadar ayrılmış gibi görünse de aslında birbiriyle ilişkili olup her canlıda önemli bir yere sahiptir.
Biz de bu yazımızda 5 Haziran Dünya Çevre Günü, 11 Haziran Çevre Koruma Haftası ve 17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Haftası münasebetiyle alternatif enerji kaynaklarından bahsedeceğiz.

HİDROLİK DE YENİLEBİLİR ENERJİ TÜRÜDÜR

Hidrolik enerjisi Türkiye de en çok tercih edilen yenilenebilir enerji üretimi yöntemlerinden biridir. Akarsular sürekli hareket etmesinden kaynaklı belirli bir kinetik enerjiye ve hareket enerjisine sahiptir. Akarsu önüne konulacak bir türbin veya çark sistemi ile bu kinetik enerji dönme enerjisine ve elektrik enerjisine dönüştürülebilmektedir.

GÜNEŞ ENERJİSİ YENİLEBİLİR Mİ?

Güneş enerjisi çok önemli yenilebilir enerji kaynaklarındandır.
Güneş ışığının güneş panellerine temas etmesi ile elektrik enerjisi elde etme yöntemidir. Güneş ışığını enerjiye çeviren pilli sistemler, jeotermal ısıtma, rüzgâr değirmenleri, akarsular üzerine kurulan elektrik üretim değirmenleri gibi türlü çeşitler; direk olarak enerji sağlayan enerji kaynaklarıdır. En basit yenilenebilir enerji üretimi yöntemi güneş enerjisidir.

ENERJİ KAYNAKLARI VE KUR’ÂN

Ve son olarak Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Teknoparkı’nda geliştirilen “mikrohes” projesiyle genellikle düşük seviyedeki suyu yükseğe taşımak amacıyla kullanılan “Arşimet Burgusu” sayesinde HES’e alternatif bir santral yapılmıştır.

JEOTERMAL KAYNAKLAR

Ülkemizde çok sık kullanılan yenilenebilir enerji üretimi çeşitlerinden biriside jeotermal kaynaklardır.
Hidrojen tabiat da birçok bileşik içerisinde bulunan, ancak tek başına bulunmadığı için ayrıştırılarak elde edilebilen basit bir elementtir. Yakıldığında
çok fazla enerji açığa çıkaran bir element olduğu için uzun yıllardır uzay mekiklerinde yakıt olarak kullanılmaktadır. Bu yenilenebilir enerji üretimi yöntemi çok temizdir. Çünkü yakıldığı zaman geriye sadece su ortaya çıkar.

İşte yukarıda incelediğimiz yenilenebilir enerji kaynakları bize ihsan edilen nimetlerdendir. Bunun için ‘Başını tabiat bataklığından çıkar, arkana bak! Zerrattan (atomlardan) seyyarata (gezegenlere) kadar bütün mevcudat (varlıklar) ayrı ayrı lisanlarda (dillerde) Onun vücuduna (varlığına) şahadet ettikleri (şahitlik etmesi) Sani-i Zülcelal’i (celal sahibi sanatkâr) gör. Ve o sarayı (dünya) yapan ve o defterde sarayın programını yazan Nakkaş-ı Ezeli’nin (varlıkları ket tek işleyen Allah) cilvesini müşahede (şahitlik) et. Fermanına bak Kur’an’nını dinle.’
Hoşça kalın Can Kardeşler!

 

Melek Dokumacı

Teknoloji engellinin yanında
Teknoloji engellinin yanında

Merhaba Can Kardeşler…
Yazıya başlamadan önce hatırlatmak amaçlı ‘engelli’ sözcüğünü tanımlayalım. “Engeli bulunan, engelli olan kimsedir. Sonradan yaralanma sonucu, fiziksel veya zihinsel bir rahatsızlık nedeniyle bazı hareketleri, duyguları kısıtlanan kimselere” denir. Engeller doğuştan veya sonradan oluşabilirler.

YÜRÜME SIKINTISI OLANLAR İÇİN: KENGURU
Engeli olan vatandaşlarımızın günlük hayatta birtakım zorluklarla karşılaşabilirler. Karşılaşacakları bu sorunları en az indirmek için firmalar teknolojiden yararlanarak birçok fikir geliştirerek engeli olan kimselerin kullanımına sunmaktadır. Mesela; şu an tekerlekli sandalye kullanıcıları ve yürüme sıkıntısı çekenler için rağbette olan arabada kullanabilmelerini sağlayan Kenguru elektrikli arabalar mevcuttur.

EPİLEPSİ İÇİN AKILLI KEMERLER
Bir başka teknolojik aletlerden birisi de akıllı kemerler. Epilepsi rahatsızlığı olanlar için Rice Üniversitesi tarafından geliştirilen bu kemer krizin önceden tutabileceğini hissedebilen ve aynı zamanda hastanın yakınına mesajla durumu bildirebiliyor.

GÖRME ENGELLİLERE AKILLI TELEFONLAR
Görme engeli olanlar için alfabeye uygun numara tuşlarının olduğu akıllı telefonların geliştirildiğini biliyoruz. Bunlara bir yenisi de Sumit Dogar tarafından geliştirilerek piyasaya sürülen Braille akıllı telefonu da eklendi. Bu telefonlar ekranı ızgaralı düğmelerden oluşan bir iletişim araçlarından.

TIRMANABİLEN TEKERLEKLİ SANDALYELER
iBotStair- Tırmanan tekerlekli sandalyeler ise DEKA araştırma ile geliştirme firması tarafından, ister manuel ister motorlu olsun normal tekerlekli  sandalyelerin zorlu arazilerde kullanılamaması üzerine geliştirilmiştir. iBotlar her yüzeyde kullanılabilmektekalmıyor ayrıca denge sağlayan teknoloji ile merdiven inip çıkabilmeyi de sağlamaktadır. Şu an için bu özellikleri ile yürüme engeli olanlar için icat edilmiş en iyi sandalyelerden birisidir.
Bunların dışında burada yazamadığımız fakat günlük hayatta kullanılan birçok yardımcı araç ve gereç bulunmaktadır.

ENGELLİLER HAFTASI’NI UNUTMAYIN
Birkaç tanesinden bahsetmek gerekir ise, engeli olanlar için tasarlanmış yatak merdiveni,
çorap giymeyi kolaylaştırmak için aparat, okuma zorluğu çekenler için cep büyüteci ve elektronik büyüteç Mouse gibi daha birçok yardımcı araç ve
gereçler engeli bulunan vatandaşlarımıza kolaylık olması için üretilmiştir.

Yazımızı Bediüzzaman’ın Hastalar Risalesi’ndeki sözleriyle noktalayalım;
“Şu dar-ı dünya (dünya memleketi), meydan-ı imtihandır (imtihan meydanı), dar-ı hizmettir (hizmet yeri). Lezzet ve ücret ve mükâfat yeri değildir. Madem dar-ı hizmettir ve mahall-i ubudiyettir (kulluk yeri), hastalıklar ve musibetler- dini olmamak ve sabretmek şartıyla o hizmette ve o ubudiyete çok muvafık (uygun) oluyor ve kuvvet veriyor. Ve her bir saati, bir gün ibadet hükmüne getirdiğinden şekva (şikâyet) değil, şükretmek gerekir.”
Sağlıklı günler dilerim.

MELEK DOKUMACI