Yeni bir başlangıç

Başlangıçta bir “hiç”tik.
Yoktuk yani… Sonra “Kün” emriyle “var” olduk.
Allah “ol” emriyle kocaman kâinatı yaratmış.
Her şey yaratılmadan önce “ilim” dairesindeydi. Allah neyi yaratılmasını irade buyurursa, o ilim dairesinden “kudret” dairesine geçer. Yani “var”
eder. Allah, onları yarattığı zaman irade etmesi ve onların varlık sahasına çıkışları bir emirle oluyor.
Yani “kün” emri bir temsildir, “ilim dairesinden kudret dairesine geç” mânasını ifade eder.
Kur’ân-ı Kerim’in Bakara süresinde;
“Bir şeyin olmasını isteyince ona sadece ol der, o da oluverir.” (2/117),

*
Bu ayetin penceresinden bir bakalım; etrafımızdaki sonsuz faaliyetlerden “ol” emrini görüp, okuyabiliriz.
Nasıl mı?
Hidrojen ve oksijen, “ol” emriyle su olmuştur.
Yenilen gıda bir süre sonra et, kan, saç, deri, tırnak olarak “ol” emriyle harekete geçmiştir.
Yine “ol” emriyle bir damla sudan yaratıldık.
İlahi kudret ve irade, o tohumu halden hale evirir-çevirir ve sonunda insan yani “biz” vücut buluruz.
Ya kelimeler?
Ağız boşluğunda ve dudakta ayrı emirler verilir ve böylece ağzımızdan değişik harfler dökülür. Güzel Allah’ım, ağız fabrikasında havadan ses yaratıp yine “ol” emriyle mübarek kelimelere dönüştürür. O mübarek kelime ise, Rahmanî bir hakikat olarak terennüm eder ve “Bismillah” der.
Demek ki, hayatımız her an “kün” emrinin cilveleriyle kaynaşır.

*
“Ol” emri bir başlangıç. Haftalar, aylar, yıllar geçer ve biz büyür, gelişiriz. Mevsimler geçer, yıllar geçer. Her yeni yıl yeni bir başlangıcın işaretini taşır.
Bu yıl da yeni bir başlangıç ise madem; o halde “Bismillah” diyelim.

Yorum Yaz