Aylar: Ekim 2019

Bulmaca
Esir Kahraman
Genç Yazar Çizerler
Sevimli Hayvanlar
Asya ile Zamana Yolculuk
Hayvanları Çook Seviyorum
Hayvanları Çook Seviyorum

Merhaba, ben Zeynep Sevdenur Havan.
Can Kardeş Dergisi’ni çok seviyorum. Sürekli okumak istiyorum bilgilerimi güçlendiriyor.
Ve şunu da söylemek isterim ki hayvanları da çok seviyorum. Ne zaman elime bir can kardeş alsam ilk karikatür bölümünü okuyorum. Ve sonra hayvanlar âleminin geri kalanını da sırayla okuyorum.
Hayvanlar Âlemi bölümünden hiç bilmediğim iki hayvan öğrendim. Bunlardan biri ‘Pangolin’ diğeri ise ‘Peygamberdevesi’.
Pangolin bir kozalağa benziyor sebebi ise, derisinin üzerindeki ağaç kabuğuna benzeyen pullar.
Peygamberdevesi ise, çekirgeye benziyor çünkü çekirge soyundan geliyor. Ama artık herkesin elinde telefon olduğu için sadece bizler böyle güzel şeyleri okuyup öğreniyoruz. Bizim güzel dergimizin yazarları olmasaydı belki böyle güzel şeyleri öğrenemeyecektik.
Sevgili kardeşlerim sizlere veda ediyorum görüşmek üzere. Allah’a ısmarladık. 🙂

Zeynep Sevdenur Havan

Kardeşçe
Kardeşçe

Merih’le Dünya,
Dünya’yla Venüs,
Dokuz kardeştir.

Semâ’yla Işık,
Işık’la Semâ,
Yıldız, kardeştir.

Güneş’le Hilâl,
Hilâl’le Güneş,
Bir kız kardeştir.

Bulut’la Yağmur,
Yağmur’la bulut,
Deniz, kardeştir.

Çocukla çiçek,
Çiçekle çocuk,
İkiz kardeştir…

Mıstık
BEKLEMEYİ SEVMEYEN ÇOCUK
BEKLEMEYİ SEVMEYEN ÇOCUK

La lalalay la lalalay!
Simsiyah gecenin koynundayım yapayalnız
Uzaklarda bir yerlerde güneşler doğuyor.
Laylaylay
Çocuk Barış Manço’nun hoparlörden gelen sesini duyunca yavaşça oyuncak denizatına fısıldadı. “Duyuyor musun? Bu amca da
benim gibi akşam olmasını sevmiyor.” Akşam olduğunda uyuması gerekiyordu ve bir sürü işi yarım kalıyordu. Beklemekten hoşlanmıyordu.
Bu yüzden akşamın olmasını istemiyordu.
Şekilli tahta bulmacasının yirmi beş parçasının kaybına rağmen tamamlanması, yedinci kez okuduğu çizgi romanın sekizinci
kez okunması, üçüncü kez izlediği animasyonun en heyecanlı bölümünün geldiğini bildiği an… İşte tam da bu anlarda uyuması
gerektiğinin söylenmesi ve yeniden gündüz olmasını beklemek onu sinir ediyordu. Çocuk, akşam olduğunda, o şarkıyı söyleyen adamın uzaklarda güneşin doğduğunu belirttiği yere gitmek istiyordu. Daha geçen büyüdüğünü söyleyen annesinin sözleri öyle hoşuna gitmişti ki bulaşıkların yıkanmasına çarçabuk yardım etmişti. Zaten dünyanın güneş etrafında döndüğünden dolayı güneşin her ülkeden sıra sıra geçtiğini ve bazı ülkelerde akşam oluyorken bazılarında hala gündüz olduğunu da biliyordu. Bu da büyüdüğünüm göstermez miydi? Büyüdüğüne göre istediği saatte yatabilir ve hiçbir şeyi beklemesine gerek kalmazdı belki de.
Bu düşünceler içindeyken geçen sene beslediği ipek böceklerinin kelebek olması için çok beklediği aklına geldi. Bir de elma ağacındaki elmaları yemek için epey beklemişti. Elmalar önce çiçek olmuş, çiçekten küçük bir elmacık oluşmuş sonra büyümüş
ve olgunlaşmıştı. Hem ipek böceklerinin hem de elmaların büyüme aşamaları beklemek zor olsa da onları takip etmek heyecanlı ve eğlenceli idi.
Laylay la la!
Duyuyorum biliyorum görüyorum
Dönence gün dönende dönence
Bir gün gelecek dönence biliyorum…
la lalay la
Barış Manço’nun söylediği şarkının son sözleri beklemenin heyecanlı yanları ile ilgili yepyeni anılar oluştururken en sevdiği çizgi romanı dokuzuncu kez okumak üzere odasına yürüdü.
Hikâyenin devamında neler olduğunu düşünürken nota origamisini katla. Katladığın nota origamilerini resim kâğıdına yapıştırıp
boya. Belki bir çocuk çizer, onun şarkı söylediğini resmetmek için çocuğun yanına katladığın origamileri yapıştırabilirsin.

Yazan: Mihriban Sezer

Çizen: Ravzanur Güleçyüz

Renkler Limanı’nda Buluşalım
Renkler Limanı’nda Buluşalım

Merhaba Okurcan,
Günler çok hızlı geçiyor değil mi?
Bak yine buluştuk. Sana geçen ay bahsettiğim misafirlerimiz de geldi.
Şimdi seni misafirlerimizle tanıştırayım; Kaan, Sevgi Berre, Bekir Berk, Lemanur!
Hepiniz hoş geldiniz. Bugün yolculuğa birlikte çıkacağız.
Hangi limana gideceğimizi merak ediyorsunuz. Sizi daha fazla bekletmek istemem. Hadi bakalım RENKLER LİMANI’na doğru
yola çıkıyoruz. Şimdi herkes en çok sevdiği rengi söylesin.
Kaan: Mor

Bekir Berk: Yeşil ve beyaz

Sevgi Berre: Pembe

Lemanur: Pembe

Ben her rengi severim. Çünkü doğada her rengin ayrı bir güzelliği var.
Aaa, Okurcan! Sen hangi rengi sevdiğini söylemedin?
Okurcan:…………….
Bakın limana yaklaşıyoruz. Çok hoşunuza gitti değil mi? Her yer rengârenk. Çok heyecanlıyım. Bakalım RENKLER LİMANI’nda hangi kuralı öğreneceğiz? Kuralımızı hep birlikte okuyalım.
Bu kadar kolay olduğunu tahmin etmemiştiniz değil mi? Cevap ALİ!

 

Kural 5:
Resfebede renkli yazılmış harf veya hece varsa okurken o rengi söylüyoruz. Ama bazı renklerde eş anlamlı kelimeler de söylenebilir. Rengi bazen harf veya hecenin önünde bazen sonunda söylememiz gerekebilir.
Kırmızı renk: Al diye okunabilir.
Siyah renk: Kara diye okunabilir.
Beyaz renk: Ak diye okunabilir.
Mavi renk: Gök diye okunabilir.

Hadi alttaki resfebemizi hep birlikte okuyalım.

NOT: Cevapları en alta koyduk. Hepsini de doğru bulduğuna eminim.

RENKLER LİMANI’ndan ayrılmadan önce Okurcan’ın istenen resfebeyi yapması ve buraya bırakması gerekiyor. Okurcan hazır mısın? Hadi bakalım boya kalemlerini çıkaralım. Aaa şuraya bakar mısınız? Bu limanda misafirlerimizin de resfebe yapması için kelimeler yazılmış. O zaman herkes kendisi için ayrılmış bölüme resfebesini yapsın. İpuçları benden, resfebeyi yapması sizden. Kolay gelsin hepinize.

İPUCU: Resfebesini yapman gereken kelimenin içinde yazan renkteki boya kalemini eline al. Rengin dışında kalan harfleri uygun renkteki boya kalemiyle yaz.

CEVAPLAR: SARILIK, GÖKTEN, MORS.

Hazırlayan: Dilek Açıkgöz