Aylar: Ocak 2019

Bulmaca
Mağara (İkinci bölüm)
Peygamberime Mektup
Peygamberime Mektup

Çok sevdiğim ama hiç görmediğim Sevgili Peygamberim,
Ben sizi hiç görmedim ama kitaplarımızdan tanıdım sizi.
Annem babam anlattı sizi bana.
Siz Hz. Muhammed (asm), “Son Peygamber” olarak bilindiniz.
Allah’ın büyük elçisi olarak… 571’de doğup 632’de vefat edip dünyaya gözlerinizi kapattınız.
Elinizden geldiğince bize doğru olanı anlatmaya çalıştınız. Yaptığımız yanlışları gösterdiniz. Çok insana İslâmiyeti öğretmeyi başardınız.
Hayatınızda çok acılar çektiniz. Daha siz doğmadan, annenizin karnında 6 aylıkken, babanız Hz. Abdullah vefat etti. Size anneniz Hz. Âmine baktı, büyüttü. Sonra anneniz de vefat etti ve dedeniz Abdulmuttalip bakmaya başladı. O da vefat etti ve size amcanız Ebu Talip baktı. Aslında hayatınız çok zor geçti. Ama hiç pes etmediniz.
Birçok savaşta ya rolünüz oldu ya da çok büyük taktiklerle Müslümanları korudunuz.
Pek çok mucize gösterdiniz. Sizin güçlü, cesaretli, mutlu, azimli, gayretli, kendini kontrol edebilen bir kişiliğiniz vardır. Ben de böyle olup, bu hayattan mükemmel bir şekilde geçip yanınıza gelmek istiyorum.
Sevgili Peygamberim,
610 yılında Allah sizi “Peygamber” olarak seçti. Bize iki emanet bıraktınız: Kur’ân ve Sünnet. Ben de sizin yolunuzdan gidip Cennete, sizin yanınıza geleceğim ve asla başınızı eğdirmeyeceğim.
Mektubumu bir şairin sözleriyle bitiriyorum:
“Ben sözlerimle sizi güzelleştiremedim; ama sizden bahsetmekle sözlerim de güzelleşti.”

Furkan Tezer (6.Sınıf)

Herkes Kitap Okusun!
Herkes Kitap Okusun!

Sevgili arkadaşlar,
Beni tanıyan arkadaşlarımız hatırlayacaktır, 7 yaşındayım ve ilkokul 2. sınıfa gidiyorum. Aklıma gelen fikirleri, hayallerimi, yaşadıklarımı yazmayı seviyorum. Bazılarını da bu sayfada sizinle paylaşıyorum. Kitap okumayı çok seviyorum. Geçen hafta, evimize en yakın kütüphaneye gidip üye oldum. Kütüphaneyi çok sevdim. Sessiz bir şekilde herkesin kitap okuyor olması çok hoşuma gitti. Ben de önce çocuk kitaplarını inceledim. Sonra beğendiğim birkaç tanesini seçtim ama karar veremiyordum.
Hepsini hızlıca okumak istiyordum. Sonunda sadece bir tanesini orada okudum. Bir tanesini de evde okumak için ödünç aldım. Okuduğum kitapta iç organlarımız konuşuyordu. Kalp, “En önemli vazifeyi ben yapıyorum, kan pompalıyorum!” diyordu. Mide: “Ben olmasam yediklerinizi sindiremezsiniz.” Akciğer ise; “Havayı da kanı da ben temizliyorum!” diyordu. En sonunda beyin onlara kızıyordu, “Susuuuun! Yeter artık, hepinizi ben yönetiyorum!”
Aslında hepsinin görevi çok önemli ve birbirlerine yardım ediyorlardı. Bunları okurken kendimi vücudumun içinde onları izliyor gibi hissettim. Kitap okumak, film izlemekten daha zevkli diye düşündüm. Çünkü okurken istediğimiz hayali kurabiliyoruz, kendimizi istediğimiz karakterin yerine koyabiliyoruz.

Lemanur Yükselten

Mıstık “Yarışçı Kaplumbağa”
Eğlenceli Test
Eğlenceli Test

1) Kur’ân-ı Kerim’in en kısa sûresi hangisidir?
a) Kevser b) İhlâs c) Fatiha

2) Sömestr tatilinde her gün 15 sayfa hikâye okuyan bir çocuk tatil bittiğinde toplam kaç sayfa kitap okumuş olur?
a) 155 b) 225 c) 100

3) Güzel sesiyle ezan okumasıyla tanınan sahabe kimdir?
a) Mus’ab bin Umeyr
b) Bilal-i Habeşi
c) Selmanı Farisi

4) Okuduğumuz bir kitaptan aklımızda kalanları kısaca yazmamız hangi yazı türüne girer?
a) Kompozisyon
b) Özet
c) Deneme

5) Aşağıdakilerden hangisi imanın şartlarından biri değildir?
a) Namaz kılmak
b) Meleklere inanmak
c) Peygamberlere inanmak

6) Vücudumuz hakkında söylenenlerden hangisi yanlıştır?
a) Akciğerlerimizle nefes alırız.
b) Midemiz yediklerimizi öğütmez.
c) Ağzımız yiyecekleri öğütür.

7) Aşağıdaki oyunlardan hangisi kış oyunlarından değildir?
a) Kızak
b) Kartopu
c) Mendil kapmaca

8) İlk karnelerimizi alıp kısa süreli çıktığımız okul tatilinin adı nedir?
a) Yıl sonu b) Yaz tatili c) Sömestr

9) Can Kardeş dergimizin geçen ayki kapak konusu neydi?
a) Ailede sevgi var
b) Hayvanlar âlemi
c) Kudüs

10) Bir sûre okuduktan sonra “Azim olan Allah doğru söyledi” anlamına gelen söz aşağıdakilerden hangisidir?
a) Amin
b) Allah kabul etsin
c) Sadekallahulaziym

11) “Yalnızlık, kötü arkadaştan daha ………..” sözünü tamamlayınız.
a) Hayırlıdır b) Olmazdır c) Birliktedir

12) Namazlardan sonra çektiğimiz tesbihlerden ilk kelime hangisidir?
a) Elhamdülillah
b) Subhanallah
c) Allahuekber

13) Teravih, mukabele, sahur gibi kelimeler bize hangi mübarek zamanı hatırlatır?
a) Ramazan ayını
b) Bayramı
c) Kandili

14) Dua ettikten sonra kabul olması için söylediğimiz kelime hangisidir?
a) Bismillah
b) Amin
c) Selamun Aleyküm

15)”Samanlıkta iğne aramak” deyimi ne anlama gelir?
a) Hazine aramak
b) İşin çok zor
c) Tasarruf

16) 2 liranın içinde kaç tane 25 kuruş vardır?
a) 6 b) 10 c) 8

17) Namazlarımızda rükuya eğildiğimizde hangi kelimeyi söyleriz?
a) Subhanallah
b) Subhanerabbiyelazim
c) Subhanerabbiyelala

18) Allah’a karşı pişmanlığını dile getirmek aşağıdakilerden hangisi olabilir?
a) Dua etmek
b) Sadaka vermek
c) Tövbe etmek

19) Hangisi kış mevsimine ait bir yiyecek değildir?
a) Elma b) Turşu c) Kiraz

20) Aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?
a) Hz. İsa -İncil
b) Hz. Davut -Tevrat
c) Hz. Musa -Zebur

TESTİN ÇÖZÜMÜ: 1-A, 2-B, 3-B, 4-B, 5-A, 6-B, 7-C, 8-C, 9-A, 10-C, 11-A, 12-B, 13-A, 14-B, 15-B, 16-C, 17-B, 18-C, 19-C, 20-A

Genç Yazar Çizerler
İstanbul Oyuncak Müzesi’nde Bir Gün…
İstanbul Oyuncak Müzesi’nde Bir Gün…

23 Nisan 2005 yılında şair/yazar Sunay Akın tarafından kurulmuş. Yaklaşık 20 yıllık bir zaman diliminde 40’tan fazla ülkeden toplayarak bir araya getirdiği 4 binden fazla antika eser, oyuncağın tarih boyunca geçirdiği değişimi göz önüne seriyor.
1700’lü yıllardan günümüze oyuncak tarihinin en gözde örnekleri burada sergileniyor. İstanbul Oyuncak Müzesi, dünyadaki örnekleri arasında önemli bir yere sahip olarak, İstanbul’a ‘Oyuncak Müzelerinin Başkenti’ unvanı kazandırmıştır. İstanbul’un, Göztepe semtinde, küçük bir sokağa kurulmuş, beyaz ahşaplı, tarihi köşkün içinde oyuncaklarla dolu bir mekân; İstanbul Oyuncak Müzesi.
Müzeye ilk girdiğinizde kendinizi masallar diyarında hissediyorsunuz. Çocukluk yıllarınızı hatırlıyor, heyecanlanıyorsunuz.
Hayatınızda en önemli yere koyduğunuz oyuncakların şimdi ortalarda olmadığını görüyorsunuz, gülümsüyorsunuz.
Can Kardeş Dergisi’nin minik okurlarıyla müzeyi ziyaret ettik. Camların ardındaki oyuncakları görmekten büyük keyif aldık.
Müze her yaştan insanı kucaklıyor.

GERÇEK TRENLE TARİHE YOLCULUK

Müzeciliğe farklı bir yorum getiren Sunay Akın, “Eserleri dolabın içine koyacağız. Çocuklar onlara dokunamayacak.
Bu kötü, dokunmak isteyecekler. Peki, bu duyguyu nasıl kıracağız? Oyuncakların sergilendiği her alan bir oyun alanı gibi. Bu yüzden gerçek bir tren vagonunun kompartımanını satın alıp söktük. Adapazarı’ndan buraya getirip kurduk. Gerçek bir trenin koltuğuna oturuyorsunuz ve gerçek bir trenin penceresinden oyuncak trenin tarihine bakıyorsunuz. Evet, çocuk trenlere dokunamıyor ama bir tren yolculuğunu bizzat yaşıyor burada.”
Çocuklar, gerçek tren kompartımanında tren sesi eşliğinde Can Kardeş’i okuyarak vakit geçirdiler.

TATİLDE OYUNCAK MÜZESİNE GİDİN!

Bazı toplumlar oyuncakları çocukları oyalamak için kullanır. Oysa oyuncaklar, çocuğun hayallerini ve geleceğini kurar. Müzede gördüğümüz uzay oyuncakları bölümünde Ay’a ulaşma çabası, bunun büyük bir örneğidir. Gelişmiş ülkeler, bunun farkında olarak geleceği inşa edecek oyuncaklar tasarlıyor. Ve çocukların hayal dünyalarını genişleterek ufuk açıyorlar. İstanbul Oyuncak Müzesi de, bu noktada doğru bir adres. Yarıyıl tatili yaklaşıyor, sevdiklerinizle birlikte ziyaret ederseniz pişman olmazsınız.

HABER/ KÜBRA ÖRNEK 

“Kırk yıllık sirke”
UZAYLILARI GÖRMEK İSTERDİİİİM!
UZAYLILARI GÖRMEK İSTERDİİİİM!

Gözümüz her şeyi göremez. Belli bir mesafe sonrasını seçmemiz mümkün olamaz. Ancak gözümüzün göremediği ufak veya çok daha büyük şeyleri görmemiz asla imkansız değil. Bunun için bilim insanları çeşitli icatlar yaptı. Mikroskopla gözle göremediğimiz canlı varlıkları görebiliriz. Teleskopla ise bizim gezegenimizden çok daha büyük cisimleri görmemiz mümkün. Veeee, mikrofonu sokağa tuttuk, sorduk: “Dünyanın en güçlü teleskobunu yaptın. Neler görmek isterdin?” diye.
Bakalım ne cevaplar vermişsiniz?

Muhammed Yasir Aksu: Ben hem profesör olurdum hem de bu ilginç gezegenleri insanlara anlatırdım.

Hatice Kübra Kaya: Uzayı görmek isterdim, dünyamızı görmek isterdim, tüm binaları insanları ve uzaylıları görmek isterdim.

Yusuf Kaya:

Güneşi ve yıldızları yakından incelemek isterdim.

Talha Aksu: Gezegenlere bakardım ama güneşe hiç bakmazdım çünkü gözlerim kamaşırdı. En çok aya bakardım ama gezegenimiz dünyayı göremezdim.

Ali Mirza Yıldız: Gökyüzüne bakardım. Uzaya bakardım. Mars’ı izlemek isterdim. Uzaylılara bakmak ve uzaya çıkıp dünyaya bakmak isterdim.

Hatice Kübra Erdemir: Yıldızlara bakmak isterdim. Sonra aya, bulutlara ve uzaylılara bakmak isterdim ama uzaylı diye bir şey yok.