İyiliğe Yolculuk: Hicret

Kitaplarla meşgul olmayı çok seven Arif, son günlerde Peygamber Efendimizin hayatını anlatan bir kitap okuyordu.
O gün okuduğu yer ise “Mekke’den Medine’ye Hicret” başlıklı bir bölüm idi.
Arif’le birlikte biz de takip edelim o satırları:
“Sevgili Peygamberimiz Mekke’den Medine’ye 622 yılında hicret etti. Hicret ‘göç etmek’ demektir.
“Bu, Allah’ın emriyle olan bir göç idi. Çünkü Mekke’deki müşrikler (Allah’a ortak koşanlar, puta tapanlar) Müslümanlara kötülük ediyorlardı. Zulüm ve işkenceleri günden güne artmaya başlamıştı. İşte bunun üzerine Allah, Peygamber Efendimize hicret için müsaade etti.
“Allah’ın elçisi Hz. Muhammed (asm), yanında Hz. Ebubekir ve kendilerine yol göstermesi için bir rehberle birlikte Mekke’den Medine’ye yola çıktılar.
“Medine’ye yolculuk sırasında pek çok mucize yaşandı. Allah, Sevgili Peygamberini bütün kötülüklerden korudu. Mesela müşriklerden gizlenmek için Sevr Mağarasına saklandıklarında, Allah, mağaranın girişine sevk ettiği bir örümcek ve güvercin ile onları muhafaza etti. Müşrikler, ayak izlerini takip ederek, mağara kapısına kadar geldiklerinde ‘Burada olmaları mümkün değil. Çünkü bu örümcek ağı, Muhammed daha dünyaya gelmeden önce yapılmışa benziyor. Ayrıca bu güvercinler de çok kısa bir sürede yuva yapmış olamazlar.’ dediler.

Allah Resulü (asm), Hz. Ebubekir’e ‘Korkma, Allah bizimle beraberdir’ dedi. İçleri güven ve huzurla doldu. Kötü adamlar da dağılıp gittiler. “Peygamberimiz Medine’ye vardığında ise büyük bir sevinçle karşılandı. Hz. Eyyübe’l- Ensârî’nin evinde misafir oldu. Daha sonra Medineli Müslümanlar kendisine bir ev yaptılar. Müslümanların mescidi de, hemen evin bitişiği oldu. Bugün Medine’de Mescid-i Nebevî olarak bildiğimiz yer işte burasıdır.”Arif, bu satırları merakla okurken, gözü duvarda asılı duran takvim yaprağına ilişti. O gün yeni bir Hicrî yıla girilmişti.

 

Bu ne güzel bir tevafuk idi. Tam da Peygamberimizin hayatından hicret konusunu okuyordu. Hicrî Takvim’in oluşturulmasında, Peygamberimizin Mekke’den Medine’ye hicret etmesi esas alınmıştı. Dolayısıyla Müslümanlar her sene 1 Muharrem’de yeni bir Hicrî yıla girerken, Peygamberimizin bu kutlu yolculuğunu hatırlıyorlardı. Arif, takvim yaprağı üzerindeki Hadis-i Şerifi’de okudu. Peygamberimiz “Hicret, kötülüğü terk etmendir.” buyuruyordu. Bir diğer Hadis-i Şerif’te ise “Gerçek muhacir (hicret eden), Allah’ın yasakladığı şeylerden kaçan, onları terk eden kimsedir.” buyuruluyordu.
O halde Arif, kötülüğü terk edip iyilik yaptığı her vakitte, aslında “Kötülükten iyiliğe doğru hicret ettiğini” düşünebilirdi.
Her zaman iyiliğe doğru yolculuk yapmalıydı. Hicret, gerçek ve sürekli anlamıyla “İyiliğe yolculuk” olmalıydı.