Gün: 13 Haziran 2018

Uçan Çocuk “Bayram ziyareti”
Uçan Çocuk “Bayram ziyareti”
Bu Bayram kimse “küs” kalmasın!
Bu Bayram kimse “küs” kalmasın!

Hepimizin heyecanla beklediği gün geldi çattı. Evet bir Ramazan boyu tuttuğumuz orucun bayramı geldi.
Çalıştık, çabaladık, aç kaldık ve sonunda bu bayramı hak ettiğimizi düşünüyorum. Çünkü hem Rabbimin rızasını yerine getirmek için aç kaldık. Hem
de, bol bol sevap kazandık. Böylece bu bayramla Ramazanı noktalamış olduk.

Bir yandan da üzüntülüyüm. Tam alışmışken, Ramazan ayı sessiz sedasız gönül penceremizden uzaklaşıp gidiyor. Allah’ım, bizi bir daha ki Ramazan’a kavuştur. Amin.
**
Bu bayramda bizi bekleyen harçlıklar bir yana bir yıldır göremediğimiz akrabalarımı ve büyüklerimi görebileceğim. Heyecanım bir kat daha arttı.
Ben bayramın en değerli gününün Arife günü olduğuna inanıyorum.
Çünkü bu günde bayram alışverişine çıkılıyor, yeni yeni kıyafetler alınıyor. Hoş şimdi internete girip bir tuşla birçok şeyi satın alabiliyorsun.
Geçmişte babam bayramı bir hafta önceden hissedermiş ve Arife günü alışverişten sonra elbiselerini yatağın altına koyar, sabah öyle giyermiş.
Şimdi babama göre her şey kolay. Bir tıkla bütün dünyayı evine getirebiliyorsun. Ama ben babama itiraz ettim, dedim ki, “Peki bayram harçlıkları da mı internetten alınıyor?” Bu soruya gülerek ve başımı okşayarak cevap verdi.
Öyle ya, insanoğlu icat etti diye, her şey bilgisayarla hallolacak değil ya!
**
Birazdan babam eve gelecek ve onunla bayramlaşacağım. Sonra annemle.
Daha sonra komşuları ziyaret edip, harçlık toplayacağım ve bunları hesaplayacağım.
Eee. Madem bu bir gelenek. Sürdürmek de bize düşer evelallah!
**
Büyüklerimiz için bayram iş programından sonra bir nefes alışverişi oluyor, yani tatil… Bayram ziyaretleri yapıldıktan sonra tatil planları yapılır.
Maalesef bizim arkadaşlarımız da bayramı tatil olarak görmeye başladı.
Ya gerçek bayramlar?
Kabul edelim ki, tam manasıyla bayramın ruhu unutulmaya başlandı.
Kültürel değerlerimiz ve bayramlaşma ikinci planda kaldı.
**
Galiba bu bayramların sadece tatil ve harçlık toplamaktan ibaret olmadığını anlatmalı. Anlatmalıyız.
Bayramda büyükler ziyaret edilir, ellerinden öpülür, hayır duaları alınır.
Küskünler ise barışır, kültürel değerlerimiz ve geleneklerimiz ise yaşatılmaya çalışılır.
Hatta küçüklere bir bayramda nasıl büyüklere saygı gösterilir, anlatmak lazım. Benim yaşımdaki bazı arkadaşlarım bir büyüğün yanında nasıl oturulur, nelere dikkat edilir bilmiyor. Sanki büyüklerine karşı yaşıtlarına davranır gibi davranıyorlar. Bayramlar işte bunları anlatabilmek için iyi bir fırsat.
Mutlu bir Ramazan Bayramı geçirmemiz duasıyla…

Dua eden böcek: Peygamberdevesi
Dua eden böcek: Peygamberdevesi

Yanlış okumadın; peygamber devesi değil, “Peygamberdevesi.”
Çünkü bugün sana ne bir peygamberi anlatacağım, ne de deveyi tanıtacağım.
Sadece kendimi anlatacağım.
Şeklime takılıp kalma.
Yoksa sen de beni ilk bakışta çekirgeye mi benzettin?
Ben bir peygamberdevesiyim, özelliklerimden bahsetmek isterim. Çekirgeden farklı özelliklere sahibim elbet.

BİR DİĞER ADIM MANTİD!

Benim diğer adım Mantid’dir. Söylemesi ayıp, hamam böcekleriyle aynı familyadan gelirim.
Peki, bana nerden peygamber devesi demişler?
Şöyle açıklayayım;
Görüyorsun ki, ön taraftaki ayaklarım havaya kalkık şekilde duruyor. Tıpkı dua eder gibi.
Bana sorarsan, bu ismimi seviyorum.

Kısaca özelliklerim; vücudum uzun ve ince yapılıdır. Yeşil renkliyim, gözlerim iri, kafam ise üçgen şeklindedir. Aynı zamanda kafamı yana çevirebilen tek böcek türüyüm. Bu halimle sana, “bakış açısının” önemini anlatıyor olmayayım sakın. Yavaş hareket ederim tıpkı bir kaplumbağa gibi. Ama yetişkin olan türlerimiz uçabilme yeteneğine de sahiptir.

İncecik, Sert ve Güçlü Kanatlıyım

Arka kanatlarım bir zar kadar ince, ön kanatlarım ise tam tersi sert ve güçlü bir yapıdadır. Dua ediyor gibi durmamdaki asıl neden; ön bacaklarımla avlanıyor olmamdan kaynaklanıyor. Ön ayaklarımda avımı tutabilmek için kancalar ve dikenler bulunur. Arka ve orta ayaklarımı ise yürümek için kullanırım.

Ahh! bir doyabilsem!

Etçilim, genellikle böceklerle beslenirim fakat bunun dışında cüce fare ve sinek kuşlarını da avlarım. Çok nadir bitki yerim.
Doymak nedir bilmem. Ne yakalarsam yerim; kanat, bacak, kuyruk.. Ne varsa. Bu halimle acaba sana “tasarruf” dersi mi vermek istiyorum?
Bahçıvan ve çiftçilere zarar veren böcekleri tükettiğim için beni severler. Zararlı böcekleri yediğim için organik tarımın vazgeçilmeziyim.
Etoburum ama sana zarar vermem merak etme.

Kamuflaj Ustasıyım

Sana mükemmel bir kamuflaj ustası olduğumu söylemiş miydim?  Yaşadığım yer ya da bitkinin rengini anında alırım. Bu kamuflajın bana yararı sadece avlanmaktan kurtulmak değil, kendi avıma da fark ettirmeden yaklaşabilmemdir. Ha bir de cüsseme bakmadan her şeye saldırırım.  Acaba bu halimle sana “cesaret” dersi mi veriyorum?

SIRADIŞI BİR BÖCEĞİM

Bazı bilim insanları benim normal böcek sınıfında olmadığımdan “ayrı” bir sınıflandırmada olmam gerektiğini söyler.  Acaba bu halimle “işimde en iyisi olmanın önemini” mi hatırlatıyorum? Sıra dışı olduğumu kabul ediyorum. Çünkü az önce de okudun, benim hareketlerimde, sabır, bakış açısı, tasarruf, cesaret, azim, bulunduğum şartlara göre davranmak gibi özelliklerim, benim ne kadar sıra dışı bir yaradılışa sahip olduğumu gösteriyor.
Beni bu özellikleri ile donatan Allah’a ne kadar şükretsem azdır.