Game Ower

Sevim cici bir kızdı. Herkes gibi plaza insanı olarak adlandırılan bir hayat tarzına sahipti.
Ancak Sevim biraz mutsuz. Bunun sebebi ne olabilir?
Bir bakalım; Sevim, eline tutuşturulan tablet bilgisayarla gününü geçiriyor.
O, hiçbir zaman oyun bahçesine inmedi. Ayakları yere basıp tek bir kez bile ip atlamadı.
Hep içine kapanık ve de somurtkan.
Kalabalıklar içinde yapayalnız.

SEVİM NEDEN MUTSUZ?

Tablet bilgisayardaki oyunlar veya zekâ testleri, onun özgüvenini yükseltmiş olabilir. Ancak Sevim kendini, sürekli tembel ve umutsuz hissediyor.
Acaba Sevim’i mutsuz eden yüksek teknoloji olabilir mi?
Evet, Sevim ve onun yaşındaki arkadaşları, sokaklarda dilediği gibi oyun oynayan bir kuşak ol(a) madı, teknolojiye sağladığı uyumla diğer kuşaklardan sıyrıldı.
Peki, bu mutsuzluğun sebeplerine bir bakalım mı?

KONTROL ALTINA ALINAN NESİLLER

İşin aslı şu;
Teknolojiyi pazarlayanlar gelişmiş ülkelerin gücünü iki şekilde kontrol ediyor.
Biri; silah tüccarları. Diğeri; iktisatçılar.
Bu iki güç sadece Amerika’yı değil, dünya ülkelerini de bir şekilde kontrol altına alarak diledikleri gibi yönetiyorlar.
İşte bu iktisatçılar her kuşak ve dönemi kontrol altında tutabilecekleri teknolojik aygıtları piyasaya sürerler.
Böylelikle kuşakları sistemli bir şekilde kontrol altına alırlar.
Şaşırdınız değil mi?

TEKNOLOJİ TÜKETİME Mİ YÖNLENDİRİYOR?

Bu teknolojik ürünler de, genellikle tüketime yöneliktir. Yani kontrol altında tuttukları nesil “tüketmek” için sistemin ekmeğine yağ sürecek bütün donanıma sahiptir.
Dikkat edilirse, 1980 sonrası her doğan insan, teknolojiye daha kolay ulaşmanın etkisiyle gerçek bir “tüketici” oldu, çıktı.
Global trendlerden haberdar olmak, iletişim kanallarına hâkim olmak, refah seviyesinin artması; hep teknoloji sayesinde oluşmadı mı?
Her yeni kuşak, teknolojiyi yutarak yetişti.

MUTLULUK İNTERNETTEN SATIN ALINAMIYOR

Düşünün bir kere; ABD hükûmetleri, teknoloji ve eğlence üzerine iş yapan şirketlerden bu gelişim sürecinde, hiçbir zaman vergi almadı. Çünkü sistem, “tüketim” toplumu oluşturmak için gösterilen bu çabaları vergi almayarak adeta ödüllendirdi.
Bu yüzden Sevim gibi özgüveni tavan yapmış, zengin ama mutsuz kuşaklar  yetişiyor. En güzel binalarda, bulutlarla sarmaş dolaş olan katlarda kalırlar, cici elbiseler giyerler, istediklerini bir tıkla alabilirler. Ancak mutluluğun ne olduğunu bilmiyorlar ve bunu internetten de satın alamıyorlar.
Dileriz, yepyeni kuşak elindeki tablet bilgisayardaki oyunlara “Game over” der ve kendi hayatını kontrol altına alır.
Neden olmasın?