Uzaylılar var mı?

Arif uzunca bir süredir uzayı ve uzaylıları düşünüyordu. Geçenlerde uzaylılarla ilgili bir film izlemişti. Biraz korkmuş ve biraz da iğrenmişti açıkçası.
Çünkü filmde uzaylılar çok garip ve korkunç varlıklar olarak canlandırılmıştı. Filmin etkisinden olacak, babasıyla “uzaylılar” hakkında konuşmayı düşündü. Babasının yanına giderek “Uzaylılar var mı gerçekten?” diye sordu. “Neden olmasın oğlum, var tabii!” dedi o da hemen. Arif, babasından bu kadar hızlı, kısa ve net bir cevap beklemiyordu doğrusu. Şaşırmıştı. “Nasıl yani?” dedi babasına, “Uzaylılar nerede o zaman? O filmlerde gördüğümüz yaratıklar var mı gerçekten?” Babası gülümseyerek cevap verdi: “Güzel oğlum, ‘Uzaylılar var mı?’ diye sordun, ben de ‘Var’ dedim. Biz de uzaylı değil miyiz? Biz de uzayda, dünya gezegeninde yaşamıyor muyuz? O halde elbette uzaylılar var.” Arif gülümseyerek, babasına: “Böyle düşünmemiştim tabii. Evet, o anlamda uzaylıyız biz de. Ama bizim dışımızda, başka gezegenlerde veya yıldızlarda yaratıklar var mıdır, ben onu merak ediyorum?”Arif’in merak ve heyecanını gözlerinden okuyan babası “Elbette var oğlum. Allah ‘Hakîm’ olduğuna göre hikmetsiz ve boş iş yapmaz. Bak, şu uçsuz bucaksız uzayda belki de bir nokta kadar olan Dünya’mızda sayısız canlılar yaratılmış. O halde Allah, o koca uzayı, milyarlarca gök cismini neden bomboş bıraksın ki? Oraları boşuna mı yaratmış?” Babasının bu sorusu üzerine Arif, biraz düşüncelere daldı.

Gerçekten de, ucu bucağı gözükmeyen uzayı Allah niçin yaratmıştı? Babası onun düşünmesine yardım etmek istercesine “Söyle bakalım Arif, canlılar sadece insanlardan mı ibaret? İmanın şartlarını bir hatırla istersen…” “Melekler!” dedi Arif hemen. “Evet, oğlum, Allah’ın sayısız melekleri vardır. Bunlar adeta bütün uzayı kaplamıştır. Kur’ân’da ‘Göklerde (uzayda) ve yerde bulunan canlılar ve melekler büyüklük taslamadan Allah’a secde ederler’ (Nahl Suresi: 49) buyrulur. Bunlar dışında, yine Kur’ân’da varlığı bildirilen ‘cinler’ var mesela. Allah ‘Ben cinleri ve insanları ancak Bana ibadet etsinler diye yarattım’ (Zariyat Suresi: 56) buyuruyor. Ayrıca başka ruhânî varlıklar da vardır. Yani bizim dünya gözüyle göremediğimiz, fakat varlığı kesin olan yaratıklar bunlar: Melekler, cinler ve ruhânîler.” Arif o an melekleri, cinleri ve başka ruhları da düşününce “Mars’ta hayat veya canlılık yoktur” şeklinde kesin bir hüküm vermenin yanlış olacağını düşündü. Elbette uzayın başka yerlerinde, gözümüzle göremesek bile, sayısız varlıkların olması mümkündü. Ama doğru olan, bunları filmlerde gördüğümüz gibi garip ve korkunç varlıklar olarak değil, Allah’ın bize bildirdiği şekilde “melekler, cinler ve diğer ruhlar” olarak düşünmekti.