Aylar: Aralık 2017

Kalbe Ulaşmada Engel Yok
Kalbe Ulaşmada Engel Yok

Özel Yörünge Rehabilitasyon Merkezin’de görev alan zihinsel engelliler öğretmeni Zeki Ateşer ile röportaj yaptık.

Engelli olmak nedir?
Doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybederek korunma, bakım, rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyan kişidir.

Engelli olmak, çocukluğu yaşamaya engel midir?
İleriye dönük etkisi azaltılabilir mi? Doğru eğitim uygulandığı takdirde engel değildir.
Erken çocukluk dönemine yönelik özel eğitim hizmetlerinden faydalanmak gerekir. Erken çocukluk özel eğitimi, yetersizliği olan veya gelişimsel açıdan risk grubunda olan çocukların ve ailelerin gereksinimlerini karşılamak, yetersizliğin engele dönüşmesini önlemek ya da çocuğun yaşıtlarıyla gelişim farklılığını en aza indirmeyi hedefleyen bir alandır. Bu eğitim verildiğinde engelli olmak, çocukluğu yaşamak için hiçbir engel oluşturmaz. Bu hususlara dikkat edildiğinde ileriye dönük engel bariyerleri azalacaktır.

Siz bunun için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Engelli bireylerin zihinsel ve bedensel yetersizliklerinin normal bireylere dönüştürülmesi amaçlanmaz, bu zaten imkânsızdır. Biz ancak bu bireylerin özel gereksinimlerini karşılamalarına yardımcı oluyoruz. Gelecekte, kendi kendilerine yetebilecekleri asgari öz bakım becerilerine yönelik eğitimi veriyoruz ve bu davranışları kazandırıyoruz.

Farkındalık oluşturmak için neler yapılmalı?
Farklılıklarla yaşamak için farkındalıkları arttırmak gerek. Bu nasıl olacak? Devlet ve sivil toplum kuruluşları bu konuda birtakım sosyal, ekonomik, sportif faaliyetler ile sempozyum, konferans, festival ve benzeri sanatsal organizasyonlar düzenlenlenmeli. Toplumumuzun ilgisini engelli insanlarımızın, sorunlarına duyarlı olmaya ve onlara destek olmaya davet etmek amaçlanarak engelli kardeşlerimizin kalbine ulaşmada engel tanımama kampanyası düzenlenebilir.

Engellilere Sağlanan Eğitim Avantajları Nelerdir?
Engelliler Kanunu’na göre; hiçbir gerekçeyle engellilerin eğitim alması engellenemez. Engelli çocuklara, gençlere ve yetişkinlere, özel durumları ve farklılıkları dikkat alınarak, bütünleştirilmiş ortamlarda ve engelli olmayanlarla eşit eğitim imkânı sağlanır. Engelli bireylerin özel eğitime ihtiyaç duyup duymadıkları Rehberlik Araştırma Merkezleri’nde (RAM) oluşturulan özel eğitim değerlendirme kurulu tarafından belirlenir.

Röportaj: KÜBRA ÖRNEK/İSTANBUL

TÜYAP’ta Can Kardeş Fırtınası
TÜYAP’ta Can Kardeş Fırtınası

36. Uluslararası Kitap Fuarı 4 Kasım’da kitap severlerin hizmetine açıldı.
Yeni Asya Medya Grubu içinde yer alan Can Kardeş Yayınları ilk kez TÜYAP’ta yerini aldı.
Çocuk yayınları arasında farkını ortaya koyan Can Kardeş Yayınları farklı kategori neşriyatı ile özellikle çocukların ilgisini çekti.

 

Can Kardeş Yayınları koordinatörü Demirhan Kadıoğlu fuardan hayli memnun olduğunu ve “Özellikle çocukların yayınlarımıza ilgi göstermesinin memnuniyet verici olduğunu” söyledi. Kadıoğlu sözlerine şöyle devam etti; “Her yaşta ihtiyaca cevap veren Can Kardeş Yayınları özellikle her kitap karşılığında kitap içine çizilen karikatür hediyesinden memnunlar. Bu onları hem şaşırtıyor hem de kitaplarına daha çok sahip çıkmalarını sağlıyor.”
Sözlerine, “Bugün çok ciddi yayınların bile çocuk neşriyatına yöneldiğini” söyleyen Kadıoğlu, “Çocuk yayıncılığı çok özel bir sektör, bu yüzden Can Kardeş Yayınları’nın misyonu yabana atılamaz” dedi. Veee… TÜYAP’ta finali Can Kardeş okurları belirledi.

Eğlenceli Test
Eğlenceli Test

1) Gökyüzünden her biri, bir melek tarafından indirilen yağış şekli hangisidir?
a) Dolu b Kar c) Çiğ

2) Aşağıdaki içeceklerden hangisi çocuklar için bir kış gününde en faydalı olur?
a) Ihlamur
b) Meyve suyu
c) Kahve

3) Aşağıdakilerden hangi kelime alfabe sıralamasına göre en sonda yer alır?
a) Şubat b) Aralık c) Ocak

4) 2 kuşla 3 ineğin ayak sayılarının toplamı kaçtır?
a) 18 b) 16 c) 10

5) Aşağıdakilerden hangi meslek eşleştirmesi yanlış verilmiştir?
a) Terzi-kumaş
b) Doktor-reçete
c) Manav-makas

6) Özellikle gözlerimize çok faydası olan A vitamini içeren hem sebze hem de meyve olarak tüketilen besinimiz hangisidir?
a) Portakal b) Havuç c) Elma

7) Hangisi İslâmın şartlarından biri değildir?
a) Meleklere iman
b) Kelime-i Şehadet
c) Zekât vermek

8) Hangi iki duyu organımız birlikte çalışırlar?
a) Kulak- burun
b) Kulak- boğaz
c) Burun-dil

9) Aşağıdaki davranışlardan hangisi doğru değildir?
a) Sınıfa güler yüzle ve selam vererek girmeliyiz.
b) Arkadaşımız tenefüsteyken onun eşyalarını kullanabiliriz.
c) Derste müsaade alarak konuşabiliriz.

10) Karşında bir saat olduğunu düşünerek kollarını iki yana açarsan saat kaçı göstermiş olur? (sağ kolun yelkovan olsun.)
a) Saat üçtür
b) Üçe çeyrek vardır
c) Dokuzu çeyrek geçer

11) Kur’ân-ı Kerim’in anahtarı denilen sure hangisidir?
a)Yasin suresi b) İhlâs suresi c) Fatiha suresi

12) Oyuncak bir küp kaç tane kareden oluşmuştur?
a) 4 b) 6 c) 8

13) Aşağıdakilerden hangisi namaz kıldıktan sonra çekilen 33’er tespihten biri değildir?
a) Subhanallah b) Allahuekber c) Salâvat

14) Osmanlı devletinin kurucusu olan Osman Bey’in babası kimdir?
a) Orhan Gazi
b) 1. Murat
c) Ertuğrul Gazi

15) İslam halifelerinden birinci sırada görev yapmış olan kimdir?
a) Hz. Ebu Bekir b) Hz. Ömer c) Hz. Ali

16) Dinimize göre insanın en çok mücadele etmesi gereken duygusu hangisidir?
a) Sevgi b) Öfke c) Merhamet

17) Aşağıdaki duygulardan hangisi tüm dünyada barış içinde yaşanılmasını sağlar?
a) Hırs b) Hoşgörü c) Öfke

18) Yüce Allah (cc), örnek alabileceğimiz en doğru insan olarak bize kimi göstermiştir?
a) Anne-babamızı
b) Sahabeleri
c) Hz. Muhammedi (asm)

19)En çok hangisinden sonra şükür anlamına gelen “Elhamdülillah” deriz?
a) Uyanınca
b) Hapşırınca
c) Öksürünce

Testin Çözümü:  1b   2a   3c   4b    5c    6b   7a   8c  9b  10c 11c    12b   13c   14c   15a   16b   17b    18c   19b

Sevimli Dostlar
Engellilik Bir Farklılık
Engellilik Bir Farklılık

Dünya Engelliler Günü münasebetiyle yazar Aliye Yücel ile konuştuk. Söyledikleri az ve özdü… Toplumun engelliye bakış açısından tutun,
engellilerin farklılığını ve hatta zenginliğini bütün içtenliğiyle anlattı. Elçiye zeval olmaz, bize de bu satırları sizlere aktararak farkındalık oluşturmaya çalıştık.

Engelliliğin tanımı sizce nedir?

Engelliliğin tanımı farklı farklı yapılıyor. Galiba bu tanım engelli ve engelsiz kişilere, kişilerin bakış açısına göre değişiyor.
Bazısına göre farklılık, bazısına göre bir eksiklik… Nasıl yapılırsa yapılsın bu tanımlamalarda alay ve hakaret olmasın yeter.
Ben engelliliği bir farklılık olarak görüyorum. Farklılıkların da bir zenginlik ve güzellik olduğunu düşünüyorum.

Çocukluğunuzda yaşadığınız zorluklar nelerdir?

Ev ile okul arasında yürümekte zorlandığım için okula giderken annemin kucağında gider gelirdim. Bunu hatırlıyorum. Bunun dışında arkadaşlarım koşup oynarken, ben sadece oturularak oynanan oyunlara katılırdım. Bunlar günlük hayattaki zorluklar… Aslında en büyük zorluk insanların bakış açısıydı. Çocukken, bebekleri doğacak kişilerin “Kız ve erkek olsun hiç fark etmez. Eli ayağı düzgün olsun da…” sözü içimi acıtırdı. Bu iyi niyetle sözlenen bir sözdür. Ama engellileri de incitebiliyor. Acıma, dışlama, küçümseme dolu bakışlar ve davranışlar engelliler için en büyük engeldir.
Çünkü diğer engelleri bir şekilde aşabiliyorsun. Ama insanların bu ön yargısını aşmak oldukça zor.

Farkındalık oluşturmak için neler yapılmalı?

Engelli kişiler çok yanlış tanınıyor. Bunu doğru anlatmak gerekiyor. Farkındalık oluşturmaya da yarının büyükleri olan çocuklardan başlamalı. Bunun için de galiba ders kitaplarında başlamak gerekiyor. Yapılan araştırmalara göre ders kitaplarında engelliler çok yanlış tanıtılıyor. Engelliler güçsüz,
düşkün, kusurlu eksik, hasta gibi kavramlar arasında yer almış. Böyle olunca da engelliler; aciz ve bakıma ve yardıma muhtaç gibi
görülüyor. Toplumun engelliye bakışındaki ön yargı kitaplara da yansımış… Ders kitaplarındaki bu kavramlar değişirse çocukların engelliye bakışı da değişecektir.

Padişahın Selamı
OYUNCAK TADINDA BİR PANDA
OYUNCAK TADINDA BİR PANDA

Ne o? İlk bakışta beni bir oyuncağa mı benzettin?
Demek ilk kez bir pandayı canlı görüyorsun.
Nasıl oyuncaklardan farkım yok değil mi?
Sevimli bir hayvan olduğumu söylerler.
Sen ne düşünüyorsun benim hakkımda?
Hadi gel seni yaşadığım yere götüreyim, beni takip et!

ETOBURUM AMA BAMBU İLE BESLENİRİM

Şimdi bambuları merak ediyorsun, hemen söyleyeyim; ben bir tek bambu ile beslenirim.
Günde 15 kiloya yakın bambu tüketirim. Bu da yılda 6 ton bambuya denk gelir.
Neden kilolu olduğumu daha iyi anlamışsındır.
Etobur olmama rağmen hep bambu tüketmemin sebebi, tat alma duygumun olmaması. Et bana göre yumuşak ve yavan gelir.

EN SEVECEN ANNE; PANDALARDIR

Aa, sen de 5 tane mi parmak var?
Benim elime bir baksana senden fazla bir parmağım var. Yani altı parmağım var.
Bizi yaradan, yiyeceklerimizi kolayca kavrayabilmemiz için bizlere böyle bir özellik vermiştir.
Hayat alanımı görüyorsun, her zaman soğuk ve nemli bölgelerde yaşarım.
Annem tıpkı tüm anneler gibi çok şefkatlidir.

AĞAÇ GÖVDESİYLE TIRNAKLARIMI TÖRPÜLERİM

Sen tırnaklarını törpülüyor musun?
Yaa, bak burada gördüğün ağaçlardan tırnaklarımı temizlemek ve düzeltmek için yardım alırım.
Tek yaptığım patilerimle ağaçları tırmalamak. Tabii ki bu bir bahane, aslında tırnaklarımı temizler ve törpülerim.
Kocaman cüssemle bir cambaz gibi ağacı tırmanırım.
Uyurken yanıma yaklaşırsan ben yine rahatımı bozmadan uyumaya devam ederim.
Çok uysal, yani sakinimdir. Beni korkmadan sevebilirsin.
Biz, diğer hayvanlar gibi belirli yer ya da yuvada uyuma ihtiyacı hissetmeyiz.
Nerede olursak olalım, uykum gelir gelmez bir kenara kıvrılıp yatarım.

NESLİMİZİ KORUYUN

Şu anda dünya üzerinde 2 bin panda yaşıyor.
İnsanlar çok garip; bir yandan bizim neslimizi tüketmek için var güçleriyle çalışıyorlar, bir yandan da korumak için dünyanın
masrafını yapmaktan çekinmiyorlar. Bu tam bir çelişki değil mi?
Ancak şundan eminim ki, Can Kardeşlerim neslimi korumak için mücadele edecekler…
Yanılmıyorum, değil mi?

Şenlik
Haydi, Şehir İnşa Edelim!
Haydi, Şehir İnşa Edelim!

Merhaba Sevgili Can Kardeşlerim. Nasılsınız? Benimle şehir inşa etmeye var mısınız? Öncelikle yapmamız gereken malzemeleri kırtasiyelerden temin etmek.

1) Haydi başlayalım: Bismillah! Odamızdaki halıyı yerden kaldırıyoruz. Renkli bantlarımızı da önümüze alıp bir kâğıda odanın şekline göre projemizi çiziyoruz.

2) Kâğıttaki projeye bakarak yapımına otoparktan başlıyoruz. Siyah elektrik bandıyla sınırları çiziyoruz ve mavi simli bantla bölümlere
ayırıyoruz.

3) Projemizde yol sınırlarını siyah elektrik bandıyla yaparken, binaların sınırını mavi ve gri simli bantlarla belirliyoruz.

4) Siyah keçeli kalem ile şerit çizgilerimizi yapıyoruz. (Bu kalemle yapmamızın sebebi silindiğinde parkeden kolay temizlenir olması.)

5) Renkli küplerimizi apartman/ şirket binası / market / okul / hastane / taksi durağı diye düşünerek yerleştiriyoruz.

Son olarak arabalarımızı da yerleştirdik mi işte yeni şehrimiz hazır! Minik insan figürleriniz varsa onları da şehre yerleştirirseniz daha güzel olur.
Şu okulun köşesinde taksi bekleyen teyzeyi siz de görüyor musunuz? Haydi ona bir taksi çağıralım ve oyuna başlayalım! Oynamanın tadına
doyamayacağız! Biliyor musunuz? Oyun bittikten sonra araba ve küpleri yerden alarak üzerine halı serebilir, oynayacağımız zaman halıyı yeniden kaldırabiliriz. İyi eğlenceler.

Gölge Öğretmen Geliyooor!
Gölge Öğretmen Geliyooor!

Öğretmen deyince aklınıza ne gelir? Tabii ki, formasyon eğitimi almış ve tahta önünde eğitim veren kişi gelir.
Peki, gölge öğretmen ne demek, hiç duydunuz mu? Yanlış duymadınız, gölge öğretmenler devri başlıyor bundan sonra.
Peki bu nasıl ve kimler için olacak? Anlatalım; gölge öğretmenler, eğitimden uzak kalan ve sosyal alandaki gelişimleri aksayan özel ihtiyaçları
karşılanamayan çocuklar için geliyor…

ÖZEL ÇOCUKLAR İÇİN GÖLGE ÖĞRETMENLER GELİYOR

Bu amaçla bir aile danışmanlığı merkezinde Gölge Öğretmen Eğitimi gerçekleştirildi ve eğitim sonrası adaylara Gölge Öğretmen Belgesi takdim edildi.
Uzman Mine Nişlioğlu, gölge öğretmeninin özel ihtiyaçları olan çocuklar için önemli bir ihtiyaca cevap vereceğini, bu öğretmenlerin sayısının çoğalmasını ve ailelerden destek istediklerini belirtiyor.

NEDİR GÖLGE ÖĞRETMENLİK?

-Gölge öğretmen çocuğunuzu bir gölge gibi takip eder.
-Çok fazla kendini belli etmez ve hep geri planda durur.
-Sadece ihtiyaç hissedildiğinde gerek sözel, gerekse fiziksel bir ihtiyaç giderir.
-Çocuğun görevi ne olursa olsun tamamlayan kişidir.
-Gölge öğretmenin en başarılı olduğu zaman, tamamen ortadan yok olduğu zamandır.

SADECE ÖZEL ÇOCUKLARA MI?

Uzman Mine Nişlioğlu diyor ki; “Sadece özel çocuklar için değil okul hayatında sıkıntı yaşayan, çok hareketli veya odaklanamayan
çocuklar için de gölge öğretmen faydalıdır.”

 

PEKİ EĞİTİM NASIL VERİLİYOR?

Gölge Öğretmen Eğitimi;
-Teorik,
-Uygulama
Ve;
-Süper vizyon olmak üzere 3 bölümden oluşuyor.

EĞİTİME UZMAN DESTEĞİ

Eğitime üniversite, yüksek okul veya liselerin çocuk gelişimi, psikoloji, özel eğitim bölümlerinde okuyan veya mezun olmuş kişiler ve yine üniversite veya yüksek okulların beden eğitimi bölümlerinde okuyan veya bitirmiş kişiler katıldı.

KÜBRA ÖRNEK