Köpek yavrusu Karamel

Sevimli köpek yavrusu Karamel, minik kuyruğunu bacaklarının arasına aldı ve iki arka ayağının üstüne oturdu. Büyük nehrin kenarındaki kayaların üzerinde gözlerini ufka dikerek öylece bakıyordu. Dışardan bakanlar onun her halinden sanki birileriyle konuşuyormuş gibi durduğunu anlayabilirdi.

Doğruydu, Karamel aslında kayaların üzerinde gökyüzüne bakarak birileriyle konuşuyordu. Annesi ve babasıyla. Çok uzun zaman önce değil daha iki ay önce çok mutlu bir aileydi onlar.

Babası Sezar ve Annesi Mini onu çok seviyor ve her türlü tehlikeye karşı koruyorlardı. Babasıyla oyunlar oynuyor, her çocuk gibi boğuşuyor, sırtına biniyor, boynuna atlıyordu.

Bir gün anne ve babasının yanından biraz uzaklaşıp ormana doğru oyun oynamak için gitmişti. Kendisi ormandayken anne ve babasını zorla alıp götürmüşlerdi ve Karamelin onları nereye götürdükleri hakkında hiç bir fikri de yoktu. O gün bu gündür yalnız kalmıştı. Babasıyla sık sık geldikleri bu tepeye her gün gelip ufka bakarak onlarla konuşuyordu.

Karamel, babasının kendisine öğrettiklerini de düşünüyordu bir yandan. Babası ona sık sık, “Oğlum hayatta hangi şartta olursan ol, Allah’ın sana verdiği kabiliyetleri kimse senin elinden alamaz. Çünkü sen; sana özel yaratıldın. Aklın, fikrin, kişiliğin, ruhun, duyguların sana ait. Kimse onları senin elinden alamaz.” derdi.

Günler günleri kovalıyor, Karamel de kendini tehlikelerden korumaya çalışıyordu. Yine bir gün yiyecek ararken köpek çetesinin lideri gelip önünü kesti. Karamel’in yalnız ve henüz yavru bir köpek olması onların grubu için biçilmiş kaftandı. Karamel’i aralarına almak istiyordu. Karamel hep babasının sözlerini hatırlıyordu, “Oğlum kötülük her zaman kötülük getirir. Sen iyiyi tercih et. Tercih etme hakkı bizi özgür kılar. Tercih ettiğin şeyler ne sana ne de başkalarına zarar getirmesin. İyilik getirsin. Yaptığın her işin sonucundan da mesulsün. “ Babasının bu sözleri Karameli onlardan uzak tuttu.

“Henüz küçük bir köpek yavrusu olabilirim,” dedi yine ufka bakarak, “Yalnız kalmış da olabilirim, bir çok tehlikeyle de karşı karşıya olabilirim, ama hayatım bana verilmiş, tıpkı aklım, fikrim, duygularım gibi hangi şartta olursa olsun onları en iyi şekilde geliştirmek de benim elimde. Ben istemedikten sonra bedenime hükmetseler de fikirlerime ve duygularıma hükmedemez hiç kimse. Beni özgür ve güçlü yapan da işte bu. Annem ve babam da bunu isterdi.” Gözleri doldu ufka bakarak iç çekti.

Zaman hızla aktı. Karamel artık bir çocuk değil, kocaman erişkin bir köpek olmuştu. Güçlü, adil ve iyi yürekli.

Aynı kayalıkların üzerinde yine aynı şekilde ufka bakıyordu. “Bazen küçük bir çocukken bile haklarımız elimizden alınır, ama düşüncemizi, aklımızı kimse bizden alamaz. Onlarla biz doğruyu bulabiliriz.” dedi. Babasına ve annesine bütün kalbiyle teşekkür etti.